YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1991
KARAR NO : 2021/2238
KARAR TARİHİ : 10.03.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.02.2020 tarih ve 2019/326-2020/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış bir fotoğraf sanatçısı olduğunu, beş ay süre ile çalışarak güzel sanat eseri niteliğinde ve içeriğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bulunduğu fotoğrafları vücuda getirdiğini, davalının müvekkilinin izni olmaksızın, adını da göstermeksizin anılan fotoğrafları kullandığını, bazı kullanımlarda müvekkili adına yer verdiğini, buna karşın büyük bir kısmında ise eser sahibi olarak müvekkilinin adını göstermediğini, müvekkilinin eserde adın belirtilmesi manevi hakkı ile eserin çoğaltılması ve umuma iletimine izin verme biçimindeki mali haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, 197 adet fotoğrafın izinsiz kullanılması nedeniyle toplam 147.750,00 TL manevi tazminatın ve müvekkiline ait isimsiz 197 adet ile isimli kullanılan 13 adet olmak üzere toplam 210 fotoğraf için FSEK’in 68. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının isteminin zamanaşımına uğradığını, talebin reddinin gerektiğini, müvekkilinin davacıya ait fotoğrafları izinsiz kullanmadığını, fotoğrafların Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin izni ve imkan sağlamasıyla davacı tarafından çekildiğini, cd-dvd formatında bizzat davacı tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi yayınlarında kullanılması isteğiyle müvekkili kurum çalışanlarına teslim edildiğini, herhangi bir ücret de istenmediğini, 2007 yılından bu yana ses çıkarmayıp şimdi dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, eylemin 2007 yılında başlayıp 2014 Mayıs ayında sona eren tek bir eylem olarak kabulünün gerektiği zira davacının dava konusu fotoğrafları davalıya aynı düşünceden hareketle ancak muhtelif tarihlerde ve davalı kuruma ait muhtelif yayın organlarında kullanılması ve yayınlanması için verdiği, bununla birlikte davalı kurumun bu eserleri ancak davacı eser sahibinin adını belirterek ve ondan izin alarak umuma arz etmesi gerekirken bu izni almaksızın yayım ve yayın konusu yapması şeklinde gerçekleşen eyleminin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda eser sayısı, yayım ve yayımlanma şekil, miktar ve boyutu da dikkate alınarak eylemin sona erdiği tarih esas alınarak, tek bir manevi tazminata ve bu tarihten itibarın faize hükmolunması gerektiği gerekçesi ile davalının davacıya ait 197 adet fotoğrafı eser sahibi davacının ismine yer vermeksizin fiziki ve elektronik ortamlarda kamuya sunmasının manevi haklara tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, 46.950,00.-TL manevi tazminatın 14.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında eser mahiyetinde bulunan fotoğrafların eser sahibinin ismi belirtilmeksizin kamuya arz edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece daha önce verilen karar, Dairemizin 20.12.2017 tarih 2016/5277 E. 2017/7443K. sayılı ilamı ile eylemin 2007 yılında başlayıp 2014 Mayıs ayında sona eren tek bir eylem olarak kabulü ile tecavüze konu eser sayısı, yayım ve yayımlanma şekil, miktar ve boyutu da dikkate alınarak, eylemin sona erdiği tarih esas alınarak, tek bir manevi tazminata hükmolunması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak Dairemizin bozma ilamının aksine, önceki kararda olduğu gibi eser sayısınca hesaplanan 46.950,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davaya konu fotoğrafların yayımlanma amacıyla davalıya verildiği gözetilerek fotoğrafların nitelik ve değerleri de nazara alınarak her bir eser için hesap yapılmaksızın makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken Mahkemece, eylemli direnme sonucu Dairemizce bozulan önceki hükümdeki hesaplama yönetimi benimsenmek suretiyle aynı manevi tazminat miktarına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararının davalı yararına BOZULMASINA, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.