YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2087
KARAR NO : 2021/2483
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.122019 tarih ve 2017/547-2019/1368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nin davacı ile iş akdi imzaladığını, anılan sözleşme uyarınca davalının çalışma bölgesinin İstanbul Avrupa Yakası ve Çorlu olduğunu, bir süre sonra davalının istifa ederek işten ayrıldığını ve diğer davalı şirkette çalışmaya başladığını, davalı şirket ile davacının aynı iştigal konusuna sahip şirketleri olup, davalının davacı şirketten ayrılan kişileri kendi bünyesinde çalıştırmaya ve davacı şirketin müşterileriyle irtibata geçerek onlara malzeme satmaya başladığını, davalı …’nin davacı ile imzalamış olduğu sözleşmede yer alan rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, davacı şirkette çalıştığı dönemde satış temsilcisi olan davalının, davacının müşterileriyle irtibat halinde olduğunu ayrıca davacının ürettiği ürünlerin özellik ve içeriklerini de bildiğini, davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra da müvekkilinin müşteri portföyündeki firmalarla irtibata geçerek bu firmaların davacı ile olan ticari ilişkisinin sona ermesine ve diğer davalı şirketle çalışmalarına neden olduğunu, davalıların eylemlerinin davacıyı zarara uğrattığını ileri sürerek, 20.000,00 USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca bir yıl vadeli dolar hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün geçerli olmadığını, davalıların davacıyı zarara uğratacak herhangi bir eylemlerinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 1 yıllık rekabet yasağı süresi içerisinde aynı coğrafi alanda aynı sektörde davacının sırlarına vakıf olarak ona zarar verebilecek potansiyelde davalının bir başka firmada pazarlama müdürü olarak çalışmaya başladığı, kelepçeleme sözleşmesinin olmadığı ve buna göre cezai şartın talep koşullarının oluştuğu, yapılan zabıta araştırması ve entegrasyon raporları göz önüne alınarak talep edilen cezai şart olan 20.000,00 USD ekonomik olarak davalının mahvına sebep olabilecek fahiş oranda olduğu, BK 182/3 maddesinde “Hakim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir” hükmünün yer aldığı, bir olayda cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı belirlenirken, tarafların ekonomik durumları, borçlunun ödeme gücü, alacaklının, asıl borcun ifa edilmesi halinde elde edeceği yararla cezai şartın ödenmesinin sağlayacağı yarar arasındaki makul ve adil ölçü, sözleşmeye aykırı davranılması yüzünden alacaklının uğradığı zarar, borçlunun borcunun yerine getirmemek suretiyle sağladığı yarar, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı gibi hususlar dikkate alınsı gerektiği,mahkememizce günümüzün ekonomik koşulları ve dosya kapsamına göre 2.000,00 USD tutarındaki cezai şartın ödenmesi kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.000,00- USD tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi (devlet bankalarınca bu para cinsinden açılan 1 yıl vadeli hesaplara uygulanan en yüksek faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı) davalı … den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı Fabeks şirketi yönünden önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden karar tesisine yer olmadığına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.