YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2210
KARAR NO : 2021/3003
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.02.2020 tarih ve 2019/8-2020/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait üzüm bağının davalı nezdinde sigorta örtüsü altına alındığını, don olayı nedeniyle bağın zarar gördüğünü, davalının gerçek zararı ödemekten kaçındığını ileri sürerek, şimdilik 3.000,00 TL belirsiz zararın yargılama sırasında belirlenecek miktar üzerinden, zararın meydana geldiği tarihten (hasat tarihi 01.09.2011) itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, 20.06.2016 tarihli dilekçesiyle harcı tamamlamak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 29.638,22 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 14.04.2011 tarihinde don hasarı ihbarı üzerine düzenlenen ekspertiz raporunda poliçedeki 21 kg. değil de 15 kg. verim değeri oluştuğunun tespit ediliğini, verim değeri üzerinden poliçeler zeyil edilerek sigortalıya ödeme yapıldığını, davacıya ait bağda belirlenen verim düşüklüğünün ölükol hastalığı ve mildiyösünden kaynaklandığını, tespit raporunu kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu don hasarının teminat kapsamında olduğu, bozma öncesinde alınan 05.04.2016 tarihli ek raporla, muafiyet ve müşterek sigorta indirimi yapıldıktan sonra, davacı yanca talep edilebilecek tazminat tutarının 18.960,48 TL olduğunun belirlendiği, prim iadesi yapılmadığı için indirilmesi gereken bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 18.960,48 TL’nin hasat tarihi olan 01.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davaya konu sigorta poliçesi başlangıçta ağaç başına 21 kilogram verim alınacağı varsayımına göre düzenlenmiş olup, sigorta bedeli bu verim miktarı üzerinden 199.584,00 TL olarak belirlenmiştir. Hasar ihbarı üzerine yapılan ekspertiz çalışmasında başlangıçta 21 kilogram olan verimin teminat kapsamı dışındaki sebeplerle 15 kilograma düştüğü tespit edilmiş ve zeyilname yapılarak sigorta bedeli bu verim değeri üzerinden 142.560 TL olarak belirlenmiştir. Nitekim, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da sigorta değeri bu husus gözetilerek 142.560.- TL olarak belirlenmiş ve zarar da bu değer üzerinden hesaplanmıştır. Ancak bilirkişilerin toplam sigorta bedelinden düşülmesi gereken muafiyeti zeyilname sonucunda oluşan yeni sigorta değeri olan 142.560.- TL’den değil, zeyilname öncesinde sigorta değeri olarak belirlenen 199.584,00 TL’den düştüğü anlaşılmaktadır. Belirtilen husus sigorta tazminatının eksik hesaplanmasına sebebiyet vermiş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekse de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “18.960,48” sayısının hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “22.952,16” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar veridi.