Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2261 E. 2021/2206 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2261
KARAR NO : 2021/2206
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Çay Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.01.2019 tarih ve 2017/149 E- 2019/43 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 30.05.2019 tarih ve 2019/504 E- 2019/531 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; 25.10.2014 günü davalı sürücü … sevk ve idaresindeki … plakalı otobüsün Afyon ili Çay ilçesinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, yolcu olan müvekkili …’ın yaralandığını, 25.10.2014 tarihli kaza tespit tutanağı ve Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/44 Esas sayılı dosyasına sunulan 06.02.2015 tarihli Adli Tıp kusur bilirkişi raporunda … plakalı araç sürücüsü …’in %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, kaza ve kalıcı sakatlığın yaşattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle davalıların kusur durumu gözetilerek davalılardan trafik kazasında beden gücü kaybına uğrayan davacı için toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraflara dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğ edildiği ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 25.10.2014 tarihinde davalı …’ın sahibi olduğu davalı …’in sevk ve idaresinde … plakalı araç ile meydana gelen tek taraflı, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında davacının yaralandığı, kaza nedeniyle maluliyetinin % 9.2 olduğunun tespit edildiği, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davalı … ise araç maliki olması nedeniyle kaza nedeniyle kusursuz sorumluluk ilkesine göre sorumlu olduğu, TBK’nın 54/3-4. bentlerine göre davalının çalışma gücünün azalması ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplara ilişkin dosya kapsamındaki raporların olayın akışına uygun olduğu, davacının askerlik görevini yerine getirebilecek durumda olduğu ve kaza sonrasında 08.05.2017 tarihi itibariyle de askerlik görevini yerine getirdiği gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle; 15.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, kaza yapan otobüste yolcu olan davacının davalıların sürücü, işleteni olduğu otobüsün ceza dosyasında belirlenen asli derecede yüzde yüz kusuru ile neden olduğu kazada % 9,2 oranında malul kaldığı ve iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği tespiti, davacının maluliyet oranı ve tıbbi şifa süresi, davalıların kusuruna ilişkin tespitler ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilerek ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun düştüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.