YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/230
KARAR NO : 2020/4832
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/09/2016 tarih ve 2014/212 E. – 2016/126 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/11/2019 tarih ve 2017/2857 E. – 2019/2432 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına 35, 41, 43 sınıf hizmetleri yönünden tescilli 2003/22719 numaralı “BEERMASTER” ibareli markanın kelime anlamı bakımından 556 sayılı KHK’nın 7/1-a, c, ve f maddeleri gereğince tescili yapılamayacağından hükümsüzlüğüne, ayrıca aynı KHK’nın 14. maddesi gereğince markanın kullanılması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın ayırt edici nitelikte olduğunu, kelimenin vasıf bildirici, herkesin kullanımına açık ibare olmadığını, yanıltıcı niteliğinin bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 7/1-a, c, ve f maddeleri aykırılık teşkil etmediğini, 14. madde gereğince iptal davası açmakta davacının hukuki menfaatinin bulunmadığını, markanın kullanıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu markanın 42. sınıfta yiyecek içecek sağlanması hizmetleri yönünden ve 35. sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi hizmetleri yönünden 556 sayılı KHK’nin 7/1-d maddesi kapsamında tanımlayıcı ve vasıf bildirici olduğu, ayrıca dava konusu markanın kullanılmadığı gerekçesiyle yukarıda anılan hizmetler yönünden davanın kısmen kabulü ile markanın bu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, ayrıca davalı adına tescilli 2003/22719 tescil nolu markanın 556 sayılı KHK’ nın 14. maddesi gereğince kullanmama sebebiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve davalı BEERMASTER markasının, bütün olarak anlamının bulunmadığı, kelime unsurlarına bölünmesi halinde dahi “BİRA USTASI, BİRA ÜSTADI, BİRA UZMANI” anlamları itibarıyla da tescilli olduğu 35 – 41 ve 43. sınıflardaki hizmetler yönünden markanın tanımlayıcılığı bulunmadığı, dava dilekçesinde davalı markasının 556 sayılı KHK 7/1-d maddesine dayanarak hükümsüzlüğünün talep edilmediği, mahkemenin talep aşımı ile, markanın KHK 7/1-d maddesine göre hükümsüzlüğüne karar vermesinin usulüne uygun olmadığı gibi kabule göre de, BEERMASTER ibaresinin bütün halinde İngilizce karşılığının bulunmadığı gibi markadaki BEER ve MASTER ibareleri ayrılarak Türkçeye çevrildiğinde BİRA USTASI/BİRA UZMANI/BİRA ÜSTADI anlamına geldiği, İngilizce kelimelerden oluşan markanın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi tarafından anlamının bilinemeyeceği gibi KHK 7/1-d maddesi gereğince, 43. sınıfta yer alan yiyecek içecek hizmetlerinde, yaygın bir şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olmadığı, yine mahkemenin kararının gerekçesinde, davalı şirketin faaliyet alanı da değerlendirilerek doğrudan bağlantılı olduğu gerekçesiyle 35. sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmişse de markanın 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetlerde yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olmadığı, mahkemenin marka ve tescilli olduğu sınıflar yönünden inceleme yapmak yerine, davacının doğrudan faaliyet alanını gözeterek karar vermesinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davalı adına tescilli 2003/22719 başvuru numaralı markanın 556 sayılı KHK 7/1-a-c-f maddeleri gereğince hükümsüzlüğü talebinin esastan reddine, markanın kullanılmadığından bahisle iptali talebinin, 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 E. – 2016/189 K. sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.