YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2353
KARAR NO : 2020/4003
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2019 tarih ve 2018/518 E-2019/149 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.01.2020 tarih ve 2019/1049 E-2020/53 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Rize Medikal Tıbbi Cihazlar Tekstil Gıda Temizlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile müvekil idare arasında Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/28 Esas sayılı dosyasında görülen alacak davasının 08.05.2018 tarihli ara kararında söz konusu şirketin 22.05.2014 tarihinde ticaret sicilinden tasfiye nedeniyle silindiğinin bildirildiğini ve şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, alınan tasfiye kararının açtığı alacak davasının devam etmesine ve müvekkil idarenin alacağına kavuşmasını engeller nitelikte olduğunu ileri sürerek şirketin ihyasını talep etmiştir.
Davalı kurum vekili; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihyası talep edilen Rize Medikal Tıbbi Cihazlar Tekstil Gıda Temizlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şirketi’nin davaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkili Rize Ticaret Sicil Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; Rize Medikal Tıbbi Cihazlar Tekstil Gıda Temizlik İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şirketi’nin sicil kaydının 22.02.2013 tarihinde tasfiyeye girmiş olduğu, tasfiye sonucunda 22.05.2014 tarihinde sicil kaydının silindiği, şirkete tasfiye memuru olarak …’in atandığı anlaşıldığından ve Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne konu alacağın kaynağının şirket terkininden önceki bir tarihe dayandığı ve ihya davası açılmasında alacak iddiasında bulunan davacının hukuki yararı olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile, dava konusu şirketin Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/28 Esas sayılı dava dosyasında görülmekte olan davayla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiş, karara karşı davalı kurum vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, …’nün 24.10.2018 tarihli yazısından, ihyası istenen şirketin, 22.02.2013 tarihinde tasfiyeye girdiği ve tasfiye sonucunda 22.05.2014 tarihinde sicil kaydının silindiğinin bildirilmiş olması ve davacının alacak iddiasının şirketin terkin edilmesinden önceye dayandığının anlaşılması karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı …’nün temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.