Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2405 E. 2020/3846 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2405
KARAR NO : 2020/3846
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2017 tarih ve 2015/188 E.- 2017/193 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.07.2018 tarih ve 2017/5006 E.- 2018/1619 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 10.01.2010 tanzim, 05.02.2010 vade tarihli, 150.000.-TL bedelli ve malen kaydını havi senede istinaden davalının, davacı aleyhinde takip başlattığını, davacının fiilen oturmadığı mernis adresine tebligat yaptırmak suretiyle icra takibini kesinleştirdiğini, taraflar arasında bir mal alışverişi bulunmadığını, senedin bankadan kırdırılarak bedelinin davacıya verilmesi için düzenlendiğini, ancak senedin bankaya ibraz edilmediğini, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, senedin iade edilmediğini ileri sürerek, davalının takibe konu ettiği malen kaydı içeren bono nedeniyle, davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, bononun ve takibin iptali ile davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, davalıya 10.01.2010 tanzim, 05.02.2010 vade tarihli 150.000.-TL bedelli senedi verdiğini, senet bedelini ödemediğinden davacı hakkında takip başlatılarak, davacının adresinde haciz işlemi yapıldığını, davacının, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla malvarlığını eşi ve kız kardeşine muvazaalı olarak devrettiğini, muvazaalı satış işleminin iptali için İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/247 Esas sayılı dosyası ile tasarrufun iptali davası açmış olmaları sebebiyle davacının işbu davayı açtığını, davacının malen kaydı bulunan bono nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davaya konu senedin taraflar arasında bir mal alışverişi olmadan bankadan kırdırılmak üzere verildiğini iddia ettiği, davalının dava konusu senedin taraflar arasındaki taşınmaz satımı nedeni ile düzenlenip verilmiş olduğunu beyan ettiği, dosyaya celp edilen tapu kaydı ve tapu senedi örneğinden davacı ve davalı arasında taşınmaz satış işlemi yapıldığının anlaşıldığı, davacının cevaba cevap dilekçesinde, davaya konu bononun tapudaki yapılacak taşınmaz satışına ilişkin teminat senedi olarak verildiğini, taşınmaz satışının gerçekleşmesine, satış bedelinin tam ve eksiksiz olarak davalıya ödenmesine rağmen, davalının kaybolduğundan bahisle senedi iade etmeyip hileli olarak düzenleme ve vade tarihlerini sonradan ilave etmek suretiyle takibe koyduğunu ileri sürerek, konuya ilişkin tanıklarının dinlenmesini talep ettiği, davanın niteliği gereği yazılı delille ispat gerektiğinden, davalının tanık dinletme talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, dava dilekçesinde bankaya kırdırılarak bedelinin kendisine ödenmesi için davaya konu takibin dayanağı bonoyu davalıya verdiğini iddia ettiği, sonraki dilekçelerinde ise bononun alınacak taşınmazın teminatı olarak verildiğini, satış bedelinin ödenmesine rağmen bedelsiz kalan bononun iade edilmeğini ileri sürerek çelişkili beyanda bulunduğu, bonoda malen kaydı bulunduğundan senedin teminat olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını yazılı ve yasal delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.