Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2409 E. 2020/3726 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2409
KARAR NO : 2020/3726
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 23/01/2017 tarih ve 2015/1199 E. – 2017/29 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/03/2018 tarih ve 2017/1048 E. – 2018/300 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin çeke dayalı takip yaptığını, takip dayanağı çekteki keşideci imzasının davacının yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürerek, davacının takip dayanağı çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir ticari faaliyetin bulunmadığını, davalı şirketin takip dayanağı çekte ciro yolu ile iyi niyetli hamil olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davacının takip dayanağı çekte keşideci olduğu, hükme esas alınan rapora göre çekteki keşideci imzasının, çekin keşide tarihindeki yetkili temsilcisine ait olmadığının tespit edildiği, davalı şirketin ciro yoluyla hamil olması nedeniyle kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu takibin davacı yönünden iptaline, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının imzaya itirazının mutlak def’i olduğu, çekteki keşideci imzasının çek keşide tarihindeki davacının yetkili temsilcisine ait olmadığının usul ve yöntemine uygun alınan, karar vermeye elverişli ve denetime açık bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacı şirketin faal olduğunun ticaret sicil kayıtlarına göre tespit edildiği, istinaf sebeplerine dayalı olarak yapılan değerlendirmede
istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, ancak dava değerinin takip tarihindeki yabancı para karşılığı esas alınarak harçlandırılması gerekirken fazladan değer gösterilerek davanın açıldığı, bu durumun davalı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği, bu yönden davalı tarafın istinaf isteminin kısmen kabulü ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerektiği, davalı şirketin çekte ciro yolu ile hamil olduğu, takip yapılmasında kötü niyet şartının oluşmadığı, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf isteminin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın esası yönünden asıl davanın kabulüne, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, dava konusu takibin davacı yönünden iptaline, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun kararın ONANMASINA, dava dosyasının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, aşağıda yazılı bakiye 3.110,68 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.