Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2444 E. 2020/4108 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2444
KARAR NO : 2020/4108
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.12.2017 tarih ve 2015/1571 E. – 2017/936 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 12/07/2018 tarih ve 2018/1237 E. – 2018/1256 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bayilik sözleşmesi nedeniyle alım taahhütünün yerine getirilmemesinden doğan cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince davacının 4. ve 5. yıllara ilişkin eksik alım nedeniyle tazminat talep edebileceği gerekçesiyle toplam 75.670,02 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine 15.02.2018 tarihli ek karar ile süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, bu ek karar karşı davalı vekili eski hale iade talebiyle birlikte istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosyası kapsamına göre, bu davada verilen karar tarihi itibariyle davalının kısıtlanmasının ya da vasi tayinin söz konusu olmadığı, davalı vekilinin davalının akıl hastası olduğundan vasi tayini için dava açıldığından dava sürecinde ve verdiği 13.02.2018 tarihli istinaf dilekçesinde bahsetmediği, mahkemece istinaf dilekçesinin süre yönünden reddedilmesinden sonra davalının akıl hastası olduğunu ileri sürerek eski hale getirme talep ettiği, eski hale getirme nedeni olarak ileri sürülen sebebin kanunda öngörülen istinaf süresi içinde ortaya çıkmış bir durum olmadığı, ayrıca davalının akıl hastası olmasının vekilin istinaf dilekçesi sunmasına fiilen ve hukuken engel teşkil etmediği, TBK’nın 513. maddesi uyarınca ehliyetin kaybı vekalet ilişkisinin sona ermesine
neden olsa da aynı maddenin 2. fıkrasına göre vekaletin sona ermesi vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürmesi halinde vekil vekalet verenin işlerini kendisi görebilecek duruma gelene kadar vekaleti ifayla yükümlü olduğu, somut olayda davalı vekilinin davalıya vasi tayit edildiği tarihe kadar vekalete devam etmesi ve süresi içinde istinafa başvurması gerektiği, HMK’nın 344. maddesine göre istinaf dilekçesinin verilmesi suretiyle de istinafa başvurulmasının mümkün olduğu, harç ve masraf eksikliğinin tespiti halinde mahkemece muhtıra çıkarılacağı, bu nedenle harç ve masrafların temini yönünden davalıya ulaşılamamış veya davalı fiil ehliyetini yitirmiş olsa dahi bu durumun istinaf dilekçesinin süresinde verilmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,14.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.