YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2483
KARAR NO : 2020/4428
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.01.2018 tarih ve 2014/459 E. – 2018/47 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 13.07.2018 tarih ve 2018/339 E- 2018/485 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalının maliki olduğu taşınmaz üzerinde davacı lehine 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, karşılığında 325.000,00 TL’nin davalıya ödendiğini, Rekabet Kurulu Kararı gereği davacı lehine tesis edilen intifa hakkının 10 yılı geçersiz sayıldığından bu süreye denk gelen miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ve intifanın sona ermesinde davalının kusurunun olmadığını, sözleşmenin 15. maddesi gereği davalı ve davacı şirketin iradeleri dışında sözleşmenin uygulanmasının imkansız hale gelmesi halinde birbirlerinden hiçbir şey talep etmeyeceklerini peşinen kabul ettiklerini, davacının muaccel olmayan ve intifa bedelinin üzerinde bir bedeli talep ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam etmesi halinde bakiye intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, davacı tarafça davalı şirket yetkililerine intifa hakkının terkini hususunda vekaletname verilmiş ise de davacının basiretli bir tacir gibi davranarak intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dava tarihi itibariyle intifa hakkının henüz tapudan terkin edilmemiş olduğunun Selçuklu Tapu Sicil Müdürlüğü yazısı ekinde sunulan tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli istenilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.