Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2519 E. 2020/3860 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2519
KARAR NO : 2020/3860
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2017 tarih ve 2014/1711 E- 2017/1026 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.03.2018 tarih ve 2018/25 E-2018/226 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, aleyhine takip başlatıldığını ve kendilerine çıkartılan tebligatın muhtara bırakıldığını, tebligattan haberdar olunmaması sebebi ile takibin şeklen kesinleştiğini, davacının takip nedeniyle borçlu olmadığını, takibe dayanak yapılan cari hesap borçlarının ödendiğini ve buna dair dekontların bulunduğunu, 114.383,00 TL’lik kısım yönünden takibin haksız olduğunu ileri sürerek borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar vekili, takibin 118.000.-TL’lik faturaya dayandığını bu borcun zamanında ödenmediğini, takip dosyasından doğan alacağını diğer davalı …’a temlik ettiğini ve takibin temlik alacaklısı tarafından sürdürüldüğünü, taraflar arasındaki inşaat işlerinden kaynaklanan alacağın haksız biçimde inkar edildiğini, davacı tarafça ödendiği iddia olunan ve dava dışı kişilere verildiği belirtilen 114.383,00 TL ödemenin davalı alacağına istinaden yapılmadığını, davacının ödediğini iddia ettiği miktarların davacının taşeronlarına yaptığı ödemeler olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu doğrultusunda davacı tarafın alacak borç ilişkisini inkar etmediği, 114.383,00 TL kadar ödemeyi davalı alacağına istinaden dava dışı üçüncü kişilere yaptığını ileri sürdüğü, bu ödemenin davalının talebi doğrultusunda takip konusu alacağa ilişkin olarak yapıldığı hususunda davacı tarafın ispat yükü altında olduğu, söz konusu ödeme belgelerinin içeriklerinde buna ilişkin herhangi bir kayıt yer almadığı gibi bu konuda herhangi bir yazılı delil de sunulmadığı, bu hususta davalı tarafa yemin teklif etmeyeceklerini de belirttiklerini, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirketin ticari kayıtlarında davacıdan 118.000,00 TL alacaklı olduğu, herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davacının davalıya olan 118.000,00 TL borcunu davalının talimatları doğrultusunda üçüncü kişiye ödediği iddiasını kanıtlayamadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 1.945,60 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.