YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2536
KARAR NO : 2020/4325
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.07.2017 tarih ve 2015/509 E- 2017/385 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 08/10/2018 tarih ve 2018/139 E- 2018/1312 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, vekalet ilişkisi nedeniyle davalıya verilen 3 adet bononun gerekli avukatlık hizmeti verilmediği halde icra takibine konulduğunu, davacı …’ın şirket adına senede imza attığını, senette kendi ismi yazılı olmadığından şahsen sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davacıların bahsedilen bonolara dayalı başlatılan takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bonoların vekalet ilişkisi nedeniyle verildiği iddiasının doğru olmadığını, bonoların sebepten mücerret olduğunu, davacı …’ın senet üzerindeki imzasının bir tanesinin şirket adına atıldığını, diğer imzanın ise davacı …’ın şahsi sorumluluğunu gösterdiğini, aval için imzanın yeterli olup ayrıca isim yazmasının gerekmediğini savunarak davanın reddi ile %20’den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu bonolara karşı davacıların borçlu olmadıklarını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacıların bu yönde yazılı bir delil ibraz edemediği gibi yemin deliline de başvurmayacaklarını açıkladıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bonolar üzerindeki kaşe dışına atılan imzaların aval imzası olup inkar edilmediğinden davacı …’ın aval veren olarak sorumlu olduğu, davacıların bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarına dair yazılı delil sunamadığı gibi yemin deliline de dayanmadıkları anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf isteğinin esastan reddine, takip konusu edilen bedele göre tamamlanan harç üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretinin eksik takdir edildiğine yönelik davalı vekilinin istinaf isteğinin esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddi ile 6.819,39 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 21.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.