Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2537 E. 2020/4886 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2537
KARAR NO : 2020/4886
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/11/2016 tarih ve 2013/87 E. – 2016/714 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 20/09/2018 tarih ve 2017/728 E. – 2018/1900 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 12.02.2012 başlangıç tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin bitiş tarihinin 23.09.2015 tarihi olduğunu, davalı, sözleşme devam ederken EPDK nezdindeki bayilik lisanslarını iptal ettirerek istasyonu devrettiğinden, davacı tarafca keşide edilen 04.01.20013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin fesih tarihi olan 04.01.2013 tarihinden, sona erme tarihi olan 23.09.2015 tarihine kadar mahrum kaldığı kârın 1.356.334,93 TL olduğunu, şimdilik 20.000.- TL’sinin ve yine taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle 100.000.- USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile mahrum kalınan kâr yönünden 20.000.- TL olan talebini, 97.903.- TL artırarak 117.903.- TL’ye çıkartmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller, mahkemece benimsenen 14.11.2012 tarihli sektör bilirkişisi raporuna ve 08.08.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında akaryakıt dağıtıcısı olan davacı tarafından verilen akaryakıtın davalı tarafından satıldığı, davacının alım satım farkından kâr sağladığı, bayilik sözleşmesinde taraflardan birinin sözleşmeyi haksız feshi halinde 100.000.- USD ödeneceği ve uğranılan zararın karşılanacağının taahhüt edildiği, davalının haklı bir neden yokken ruhsatını iptal ettirmesi sebebiyle, sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesine davalı sebebiyet verdiğinden, davalının cezai şartı ödemekle yükümlü olduğu, sektör bilirkişi raporuna göre ortalama gelirin 3 aylık kısmı ile davalıyı sorumlu tutmanın işin niteliğine ve hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100.000.- USD cezai şartın dava tarihinden itibaren TCMB’nin yabancı paraya uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kâr mahrumiyeti yönünden 14.374,64 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf talebinin kâr mahrumiyetine yönelik olduğu, akaryakıt uzmanı sektör bilirkişisinin 14.11.2012 tarihli raporunda beyan ettiği üzere sözleşmenin fesih tarihi olan 04.01.2013 tarihinden, sözleşmenin olağan süresinin sonuna kadar geçecek süre için kâr mahrumiyeti hesaplanmasının hakkaniyete uygun olmadığı, davacının, fesih sonrası aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gerekli süreye göre elde edeceği gelirin hesaplanarak tahsiline karar verilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, söktör bilirkişisinin bu sürenin 3 aylık bir süre olduğu yönündeki görüş ve kanaatine itibar edilmek suretiyle tazminat hesabı yapılmasının dosya kapsamına uygun olduğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 10/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.