YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2559
KARAR NO : 2020/4460
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.11.2016 tarih ve 2016/160 E- 2016/894 K. sayılı kararın Davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.10.2018 tarih ve 2017/1192 E- 2018/2278 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Kaymek Gıda Ltd. Şti. unvanlı ticari şirkette … ile ortak olduğunu, …’nın hisselerini davalıya satarak ortaklıktan ayrılmak istemesi üzerine 19.10.2010 tarihinde yazılı bir protokol imzalandığını, protokole göre hisse satış bedelinin bir kısmının peşin, kalan kısmının taksitler halinde bonoya bağlanarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, hisse satan dava dışı …’nın alacağını teminatlandırmak için, hem diğer ortak davacı …’nin hem de şirketin düzenlenen bu bonalarda imzalarının bulunmasını istediğini, senetleri keşide eden davacı gözükse de davacının asıl borçlu olmadığını, hisselerini satan ortağın talebi doğrultusunda senetleri imzaladığını, bahse konu protokolde geçen bonolar için … tarafından Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü’nün 2011/1895 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının … ile gizli bir anlaşma yaparak dosya borcunu ödedikten sonra icra dosyasının göstereceği şahsa temliğini sağladığını, …ın icra dosyasındaki alacağı temlik aldığını, davalının takip bedelini …a ödediğini belirterek davacıya Bakırköy 14. İcra Müdürlüğü’nün 2015/9026 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını ileri sürerek davacının takip dayanağı senetlerden borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, senetleri takibe koymakla kötüniyet gösteren davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kaymek Gıda Ltd. Şti’nin … ile babası …’ya olan borçları için 10 adet her biri 7.300,00 TL bedelli bono verdiğini, bonoların arkasına davalının ve şirketin cirolarının konulduğunu, davacının ödeme yapmaması üzerine bonoların takibe konduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu senetlerin asıl borçlusu olmadığını ileri sürdüğü, davacının iddialarını yazılı delil ile kanıtlamasının gerektiği, davacının iddiasını ispata yarar yazılı delil ibraz edemediği, yemin deliline de dayanmadığı, davanın sübut bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, bonolardan dolayı borçlu bulunmadığını ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacının bonolarda keşideci sıfatıyla, davalı lehtara borçlu olduğu, borçlu bulunmadığı savunmasının da davacı tarafça HMK’nın 200. maddesi gereğince yazılı delil ile ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.