YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2565
KARAR NO : 2020/4259
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 11.01.2018 tarih ve 2017/57 E. – 2018/5 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 02/10/2018 tarih ve 2018/466 E. – 2018/653 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirket ile yapmış olduğu 27/09/2016 tarihli hazır beton satış sözleşmesi ile davacıdan hazır beton satın aldığını, sözleşme gereği davalının 123.000,00.TL KDV dahil borcu olduğunu, sözleşmenin ödeme koşulları başlıklı 5. maddesine göre satılan hazır betonun bedelini ödemek üzere 02/01/2017 tarih 31/01/2017 tarihli iki adet çek verildiğini, çeklerin davalının sahip olduğu Med Dış Cephe Ltd. Şti’nin çekleri olduğunu, çeklerin ödenmediğini, satış sözleşmesinde bizzat …’in sorumlu olduğunu, davacının davalı aleyhine çekler nedeniyle takip başlattığını, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu bu nedenle itirazın iptaline, takibin devamına, dava değerinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme içeriği faturalar, irsaliyeler ile çek çıkış kayıtları incelendiğinde sözleşmenin davacı ile Med Dış Yapı Yapı ile Tema Beton Ltd. Şti.’nin arasında yapıldığını, davalıyı sorumlu kılan bir durumun olmadığının anlaşılacağını, takip dayanağı çekler sebebi ile davalının şahsi sorumluluğunu doğuran bir imzası bulunmadığından davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekler incelendiğinde imzanın şirket kaşesi üzerine atıldığı, çekler üzerinde şirket yetkilisi olan …’i borçtan şahsen sorumlu tutacak bir imzanın olmadığı, çeklerin konu olduğu 27.09.2016 tarihli hazır beton satış sözlemesi incelendiğinde şirket yetkilisi …’in borçtan şahsen sorumlu olacağına ya da borca kefil olacağına dair bir kayıt bulunmadığı, sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak imzaladığı, …’in sözleşmeyi kendi adına ve hesabına yaptığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu ürünlerin dava dışı Med Dış Cephe Ltd. Şti.’ne teslim edildiği, faturaların bu şirket adına kesildiği, sözleşme uyarınca dava dışı şirketin davacıya iki adet çek verdiği, 27.09.2018 tarihli sözleşmede alıcı adı soyadı altında davalı … imzası bulunmakta ise de, asıl alıcının dava dışı Med Dış Cephe Ltd. Şti. olduğu davalının attığı imzaları bu şirketi temsilen attığı ve sözleşmede davalının şahsi sorumluluğunu gerektiren kefalete ilişkin bir ibarenin de bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.