Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2570 E. 2020/4463 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2570
KARAR NO : 2020/4463
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesin’ce verilen 10.05.2018 tarih ve 2015/238 E- 2018/132 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.10.2018 tarih ve 2018/1129 E- 2018/1338 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında fındık alım satımı yapıldığını, bu nedenle davalının davacıya borçlu bulunduğunu, davalının ödeme yapmaması nedeniyle takip başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davasının hukuki dayanağının bulunmadığını, takip konusu borcun bulunmadığını, hatta davalının davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, davalı tarafın ticari defterlerinin benimsenmesi halinde davalının davacıdan 135.471,22 TL alacaklı olduğu ve bu durumun banka makbuzu ile kanıtlandığı, davacı tarafın kayıtlarının benimsenmesi halinde ise davacının davalıdan yevmiye defteri kaydına göre 124.600,00 TL alacağının bulunduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı taraf kendi ticari defterlerine göre davalıdan alacaklı olsa da bu husus davalı tarafın ticari defterleri ile kanıtlanamadığı, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu kesin ve net bir şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle davasının redine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacı tarafça avans olarak ödenen bedel karşılığında gönderilmesi gereken fındıkların tamamının gönderilmediği, bu nedenle davalıdan 124.600,00 TL alacaklı olduğu iddia edilerek takip başlatılmış ise de, takip dayanağında alacağı belgeleyen sözleşme, fatura, makbuz vs. sunmadığı, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporunda ise her iki tarafın ticari defterlerinde karşı taraftan alacak kaydının bulunduğunun rapor edilmiş olması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kendi defterlerine göre alacaklı olduğu kanaatine varan davacının takip başlatmasında kötü niyetli sayılamayacağı, ayrıca davacının kötü niyetli olduğunu iddia ederek tazminat talep eden davalının kötüniyetin varlığını ispat noktasında delil sunamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talepleriin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı olup, mahkemece kanunî tabir olan “esastan reddine” yerine sadece “reddine” yazılması doğru değildir. Ancak bu husus kararın doğruluğunu etkilemediğinden sadece uygulamanın gelişmesi için uyarılmakla yetinilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun bulunan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2018/1129 E. 2018/1338 K. Sayılı, 19.10.2018 günlü hükmünün ONANMASINA, dosyanın Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, Dairemiz ilamından bir örneğin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.