YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2574
KARAR NO : 2020/4899
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.10.2017 tarih ve 2016/554 E- 2017/670 K. sayılı kararın davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.10.2018 tarih ve 2018/190 E- 2018/1546 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı müflis Özmak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nden alacağı nedeniyle Dip Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin keşidecisi olduğu dört adet toplam 74.264,34 TL bedelli senedin ciro edilerek davacıya verildiğini, senetlere dayalı Antalya 8. İcra Müdürlüğünün 2010/23765 Esas sayılı dosyasında keşideci ve ciro eden lehtar hakkında takip başlatılmış ise de, dava dışı Dip Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. temsilcisinin sahtecilik ve dolandırıcılık nedeniyle şikayeti üzerine Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/138 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, senetlerdeki imzanın şirket temsilcisine ait olmadığının, davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı hakkında Antalya 1. İcra Müdürlüğünün 2015/6016 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının Özmak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin çalışanı iken buradan ayrılarak dava dışı Dip Gıda Ltd. Şti. ile gayriresmi ortaklık yapmaya başladığını, Dip Gıda Ltd. Şti. adına Özmak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nden alışveriş yaptığını, bu ticari ilişki kapsamında da takip konusu senetlerin Özmak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne verildiğini, davacının alacağı nedeniyle senetlerin davacıya ciro edildiğini ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dışı Dip Gıda Ltd. Şti. ile senet düzenlemesini gerektiren bir ilişkisinin bulunmadığı, dava dışı Dip Gıda Ltd. Şti. ile Özmak Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğunu, kendisinin bu ticari ilişki ile ilgisi olmadığı halde senetleri imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının % 20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının senetleri şirket yetkilisi olmadığı halde imzalayıp kullanarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu, davalı senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuş ise de, bilirkişi kurul raporu ile senetlerdeki keşideci kısmında atılı imzaların davalının eli ürünü olduğunun belirlendiği, imzaları nedeniyle şirket yetkilisi olmayan davalının şahsen sorumlu olduğu, takipte talep edilen alacak ve faiz tutarının da yerinde olduğu gerekçesi ile; davanın kabulüne, itirazın iptali ile % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hükme karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurılmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu senetlerin zamanaşımına uğramış olmakla kambiyo niteliğini kaybettiği, senetlerde davacının ciro yolu ile hamil davalının ise keşideci sıfatı taşıdığı, taraflar arasındaki temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğine dönüştüğü, senet hamilinin kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kullanamayacağı, senet hamili kendisini ciro yapan cirantaya karşı temel ilişkiden kaynaklanan alacağını ileri sürebileceği gibi, senet lehdarı cirantanın senetten kaynaklanan alacağını hamile temlik etmesi halinde hamilin keşideciye başvurabileceği, ciro eden lehdarın senetlerden doğan alacağını davacı hamile temlik etmediği, davacı hamilin davalı keşideci ile arasında temel ilişki olduğunu da ileri sürmediği, hamil lehdar ciranta Özmak Gıda Pazarlama Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.’nden alacaklı olduğunu ileri sürmüş olup, senetlerde keşideci olarak imzası bulunan davalı ile arasında temel ilişki bulunmadığından hamilin, senetlerden kaynaklanan alacağı nedeniyle keşideci olan davalıya müracaat edemeyeceği, ilk derece mahkemesi tarafından açıklanan bu husus gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme ile zamanaşımına uğramış senetlerdeki keşideci imzasının davalıya ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 18/10/2017 tarih ve 2016/554 Esas – 2017/670 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dört adet zamanaşımına uğramış bononun takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine, inceleme yapan Bölge Adliye Mahkemesi, senetlerin zamanaşına uğradığı ve taraflar arasında temel ilişki de bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne karar vermişse de, davalının ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği iddia ve savunmaların bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağı amir hükmünü içeren HMK m.357/1 maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde değerlendirme yapılmak ve TTK (644) 733. Hükümleri gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kuruması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/190 esas, 2018/1546 karar sayılı ve 12.10.2018 tarihli kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Makemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.