Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2598 E. 2020/4365 K. 22.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2598
KARAR NO : 2020/4365
KARAR TARİHİ : 22.10.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.10.2016 tarih ve 2014/757 E- 2016/1047 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.11.2018 tarih ve 2017/1252 E- 2018/2395 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, dava dışı Özbaş Teknik Hırdavat El Aletleri İnş. Mak. Tic. San. Ltd. Şti’nin davalıdan olan alacağını yazılı sözleşme ile temlik aldığını, davalının temlike konu alacağı davacıya ödememesi nedeniyle davalı aleyhine genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takip talebinde cari hesaptaki hangi faturalara ilişkin takip yapıldığını bildirmediğini, davalının dava dışı şirkete cari hesaptan kaynaklı borcunun olmadığı gibi ilgili firmadan alacaklı olduğunu, davalıya teslim edilmeyen mallara yönelik yapılan faturaların kabul edilmediğini savunarak, davanın reddini, kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, taraflar arasında fatura kayıtları bakımından ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafın ödeme kayıtları yönünden oluştuğu, davalı tarafça toplam 500.000,00 TL bedelli senetlerin bedelinin dava dışı Özbaş Teknik … Ltd. Şti. yetkilisi …’e elden ödendiğine dair ödeme belgelerinin ibraz edildiği, alacağı temlik eden şirketin ortağı ve yetkilisi …’in şirketle ilişkisinin sona erdiği 13.03.2012 tarihine kadar davalıdan yaptığı 52.500,00 TL tutarlı tahsilatların davalı borcundan mahsup edilmesi gerektiği, toplam 148.750,00 TL ödemenin çek ile yapıldığından mahsubunun gerektiği, davalı tarafça ibraz edilen 30.04.2012 tarihli davalı … ile dava dışı Özbaş Teknik … Ltd. Şti. arasında düzenlenmiş mutabakat belgesinde davalının dava dışı şirketten 20.997,09 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, buna göre senetle ve tahsilat makbuzları ile yapılan ödemelerin borçtan mahsubunun gerektiği, neticede davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan alacağının olmadığı, davacının icra takibinde kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, mutabakat belgesi içeriğinin dava dışı şirket defterleri ve kayıtları ile doğrulanmadığı, … tarafından tahsil edilen ödemelerin bu şirket kayıtlarına işlenmediği, mutabakat belgesinin suret halinde olduğu, davacı tarafından Özbaş … Ltd. Şti. kaşesi üzerindeki imzanın şirket yetkilisine değil …’e ait olduğunun beyan edildiği, tahsilat tarihleri itibarıyla bu kişinin şirketi temsil ve tahsilat yetkisinin bulunmadığı, bu durumda mutabakat belgesinin delil niteliğinin bulunmadığı, davacının 22.04.2013 tarihli temlikname ile dava dışı şirketten 109.700,00 TL alacağı temlik aldığı, dava dışı şirketin 761.250,00 TL bedelli faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, dava dışı … tarafından bu şahsın şirketle ilgisinin kalmadığı tarihlerdeki senet ve makbuz karşılığı yapılan tahsilatların davalı şirketi borcundan kurtarmayacağı, davalının, alacağın davaya konu temlik edilen kısmını Özbaş … Ltd. Şti. yetkilisine usulüne uygun olarak ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı icra takip talebinde işlemiş temerrüt faizi talebinde bulunmuş olup,  davalı TBK’nın 117. maddesi uyarınca temerrüde düşürülmediğinden, davacı tarafça işlemiş faiz isteminde bulunulamaz. Mahkemece hüküm ile itirazın kaldırılmasına denilmek suretiyle icra takibinden önce işlemiş temerrüt faizine yönelik itirazın da kaldırılması doğru değildir. Bu yönden kararın bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK 5236 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, istinaf mahkemesinin hüküm fıkrasının ilk 4 bendinin kaldırılmasına, yerine; “İstinaf talebinin 6100 sayılı Kanun 353/1-b-3. maddesi gereğince kısmen kabulüne, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/757 esas ve 2016/1047 karar sayılı 18.10.2016 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile borçlu davalının Bursa İcra Müdürlüğünün 2013 /4691 sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacak olan 109.700,00 TL’ye ilişkin itirazın iptaline, asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz oranında faizin uygulanması suretiyle takibin devamına,” bentlerinin eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, dava dosyasının Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.