Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/2606 E. 2020/4784 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2606
KARAR NO : 2020/4784
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/01/2018 tarih ve 2014/168 E.- 2018/20 K. sayılı kararın temlik alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/11/2018 tarih ve 2018/894 E.- 2018/1278 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı Temlik Alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Hasdoğan Kablo Elektrik İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. ve davalı borçlular arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete nakit ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, kullandırılan nakdi kredilere istinaden dava dışı ve davalı borçlular tarafından alacaklı bankaya ödenmesi gereken borçların ödenmesinde temerrüte düşülmesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğu iddiasıyla icra takibine vaki itiraz iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine dayanak kredi sözleşmesinin …’ın Hasdoğan Kablo Elektrik İnş. İml. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu dönemde düzenlendiğini, kullandırıldığı iddia edilen kredilerin hiç birinin davalılar veya yetkilendirdiği kimseler tarafından kullandırılmadığını, ödeme emrinde bildirilen alacağın likit olmadığını, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı banka vekili, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine binaen 02/11/2012 tanzim tarihli açık vadeli 2.500.000,00 TL meblağlı senet alındığını, davalı …’ın müteselsil kefalet ve hesap rehin sözleşmesini eşinin muvafakatiyle imzalandığını, 2013 yılındaki ödemede temerrüt oluşması üzerine anılan senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalıların imza inkarı üzerine yapılan yargılama sonucunda anılan takipte davalılar yönünden feragat beyan edilmesine karşın 09/07/2014 gün 2014/523 sayılı karar ile takibin durdurulmasına ve bankanın %20 oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verildiğini, bankanın açılmış kredilerden kaynaklı 816.161,85 TL anapara alacağı olmak üzere 1.011,277 TL nakit alacağı bulunduğunu belirterek alacağın tahsiline ve aleyhlerine hükmedilen inkar tazminatı için başlatılan takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı tarafın Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2013/13998 Esas sayılı dosyasındaki feragat işleminin alacaktan feragat etme anlamına geldiğini, açılan davanın Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2014/168 Esas sayılı dosyasındaki istemle aynı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre 05/10/2017 tarihli duruşmada taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK’nın 150 maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin UYAP sisteminden göndermiş olduğu 22/12/2017 tarihli dilekçesinde; alacağın Sümer Varlık Yönetim A.Ş’ye devir edildiğini, bundan sonra çıkartılacak tebligatların bu şirketin adresine çıkartılmasına, UYAP sisteminde bulunan kayıtlarının silinmesini talep etmiş ise de davacı vekilinin dilekçesinin ekinde alacağın temlik edildiğine ilişkin belge sunmadığı, davacı vekilinin talebinin davanın yenilenmesi mahiyetinde olmadığı, yasal üç aylık sürede davanın yenilenmediği anlaşıldığından HMK’nın 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, temlik alan vekilince ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/894 Esas ve 2018/1278 Karar sayılı ve 22/11/2018 tarihli ilamıyla, davacının davaya konu alacağını yargılama sırasında 30/06/2017 tarihinden itibaren Sümer Varlık Yönetim A.Ş’ye temlik ettiği, dava dosyalarının takip edilmediklerinden 05/10/2017 tarihinde yenileninceye kadar işlemden kaldırıldığı, davacı bankanın 22/12/2017 tarihli UYAP sisteminden gönderdiği dilekçesi ile “davaya konu alacağını Sümer Varlık Yönetim A.Ş’ye temlik ettiğinden kendi kayıtlarının silinerek tebligatların temlik alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş’ye yapılmasına ilişkin talebinin” dosyaların yenilenmesi mahiyetinde olmadığı, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren de 1 aylık süre geçtiğinden ayrıca harç yatırmak suretiyle ancak yenilenme talebinde bulunabileceği, harçtan muaf olmayan temlik alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş’nin yenileme talebi olmadığı gibi harç da yatırmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin davaların açılmamış sayılmasına dair kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden temlik alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş’nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, temlik alan vekilince karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temlik alan vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı temlik alan Sümer Varlık Yönetim A.Ş’den alınmasına, 05/11/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.