YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2627
KARAR NO : 2020/4963
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.11.2017 tarih ve 2016/1338 E- 2017/932 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.11.2018 tarih ve 2018/394 E- 2018/1251 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu … Maden İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilere davalı borçluların müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, davalıların bu sözleşmelere istinaden kullandırılan krediler nedeniyle 414.475,10 TL nakit kredilerden 20.000,00 TL teminat mektubu ve 2.400,00 TL 2 adet çekten dolayı borçlu olduklarını, kullandırılan kredilerin zamanında ödenmemesi nedeniyle hesaplar kat edilerek ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen de ödeme yapılmaması üzerine Kayseri 5. İcra Müdürlüğünün 2016/6650 esas sayılı dosyası ile borçlular hakkında icra takibi başlattığını, davalıların bu takibe itiraz ederek durmasına sebep olduğunu, itirazının haksız ve kötüniyetli olduğundan itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacı bankanın 27.04.2016 tarih ve 12146 yevmiye numaralı ihtarnameyi müvekkiline göndermediğini, davacı banka ile asıl borçlu ve kefiller arasında bir kısım kredi sözleşmeleri imzalandığını, yukarıda belirtilen ihtarnameye konu kredilerin sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bankanın da bu sebeple ihtarname göndermediğini, davalının asıl borçlu veya kefil olarak imzası bulunmayan sözleşmelerden dolayı sorumluluğunun olamayacağı, ilgili şirket ortaklığından ayrıldığını bankaya bildirdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın takip dayanağında talep ettiği 5302 195829 numaralı 373.500 TL tutarındaki 13.11.2015 tarihinde kullandırılan taksitli ticari kredinin asıl borçlu şirkete kullandırılan yeni bir kredi olmadığı, asıl borçlu şirketin bankaya olan mevcut kredilerinin yapılandırması ve yeni bir ödeme planına bağlanması işlemi olduğu, asıl borçlu şirket ile banka arasındaki kredi ilişkisinin kesintiye uğramadan devam ettiği, kefil davalı …’ın imzaladığı 18.12.2012 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi kapsamında kefalet limiti olan 220.000,00 TL ve bunun ferilerinden sorumlu olduğu, davalı kefil … de kendi temerrütünün sonuçlarından sorumlu ve borçlu olması nedeniyle dava dışı asıl borçlu şirketin takip tarihi itibariyle borçlu olduğu miktarlar kadar aynen ve tamamından borçlu ve sorumlu olduğu, gayri nakti kredilere ilişkin depo talebi yönünden de sözleşme hükümlerine göre davalı kefillerin de sorumlu oldukları anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile Kayseri 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/6650 Esas sayılı icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali ile takibe konu edilen nakdi kredilerden dolayı davalı … yönünden 403.413,21 TL’si asıl alacak, 2.915,98 TL’si işlemiş faiz, 145,80 TL’si BSMV ve 105 TL’si noterlik ihtar masrafı olmak üzere toplam 406.579,99 TL üzerinden, davalı … yönünden ise 220.000,00 TL’si asıl alacak, 1.782,00 TL’si işlemiş faiz 89,10 TL’si BSMV olmak üzere toplam 221.871,10 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/394 Esas ve 2018/1251 Karar sayılı ve 15.11.2018 tarihli ilamıyla, 13.11.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin önceki kredi borçlarının kapatılmasında kullanılması davalı …’ın kefaletinin yeni krediye de şamil olması sonucunu doğurmayacağı, sonuç itibarı ile davalı kefil …’ın kefaletinin bulunduğu GKS’ye dayalı borç sona ermiş ve hukuken kefaleti bulunmayan yeni kredi ilişkisi doğduğu, bu nedenle davalı …’ın 13.11.2015 tarihli GKS ile kullandırılan krediden sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı … vekilinin bu sebebe dayalı istinaf talebi yerinde oluğu öte yandan davacı bankanın, kat ihtarını asıl borçlu, müteselsil kefiller dava dışı …ve davalı …’e çıkarttığı ancak davalı …’a ise çıkartmadığı, asıl borçlu dava dışı şirket ve müteselsil kefil davalı …’e çıkartılan kat ihtaratlarının muhatapların adresten taşındıklarından bahisle 03/05/2016 bila tebliğ iade edildiği, dava dışı …’e çıkartılan kat ihtaratının ise 04/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, nakdi alacağın ödenmesi ve gayri nakdi alacağın depo edilmesi için 7 günlük süre verildiği, atıfet süresi dolmadan 09.05.2016 tarihinde icra takibinde bulunulduğu anlaşıldığı, davacı banka ihtarnamede belirtilen atıfet süresi dolmadan takip tarihi itibariyle istenebilir bir alacak bulunmadığı halde takip başlattığından davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden de yerinde bulunduğu gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddi yerine davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığından (ve işbu karara karşı davacı banka vekili ile davalı… vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı …’in ise istifnaf kanun yoluna başvurmadığı anlaşıldığından) davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı… vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının istinafa gelen davalı… yönünden kaldırılmasına, davalı … yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/394 esas ve 2018/1251 karar sayılı ve 15.11.2018 tarihli kararının ONANMASINA, dosyanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.