YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2784
KARAR NO : 2021/1234
KARAR TARİHİ : 15.02.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7.Tüketici Mahkemesi’nce verilen 09.04.2014 gün ve 2013/913 E. – 2014/618 K. sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesinin temlik alan davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından davalıya kredi kredi kartları verildiğini, kredi kartlarının borcunun ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen kredi kartları borcunun tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, çekişmeye konu oluşturan sözleşmenin tarafları ve sözleşmenin niteliğine göre tüketici sözleşmesi olmadığı, ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar davacı (temlik alan) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli kararın tefhiminden sonra yasal süresi içerisinde davacı (temlik veren) vekili tarafından dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik dilekçe verilmiştir. Ancak 31.12.2018 tarihinde davacı (temlik alan) vekiline gerekçeli kararın tebliğ edildiği, kararın tebliğinden sonra davacı (temlik alan) vekili tarafından karar temyiz edilmişse de karar tarihinden sonra davacı (temlik veren) vekili tarafından dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik dilekçe verildiğinden, davacı (temlik alan) vekilinin dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi isteminden vazgeçerek kararı temyiz etmeye hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı (temlik alan) vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı (temlik alan) vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya (temlik alana) iadesine, 15.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlık yönünden uygulanması gereken mülga 4077 sayılı Yasa’nın 23/3, 6100 sayılı Yasa’nın 447/2, Geçici 3 ve mülga 1086 sayılı Yasa’nın 432/1 maddesi hükümlerine göre Tüketici Mahkemelerince verilen kararlarda temyiz süresi 15 gün olup bu süre kararın taraflara tebliği ile başlamaktadır.
Dava konusu alacak, davacı banka tarafından 09.04.2014 karar tarihinden sonra 27.12.2016 tarihli temlikname ile Güven Varlık Yönetim A.Ş.’ne temlik edilmiş, gerekçeli karar dosyada ilk kez temlik alacaklısına 03.12.2018 tarihinde Tebligat Yasası hükümlerine göre tebliğ edilmiş, karar yasal sürede 17.12.2018 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir.
Davacı banka karardan sonra 14.04.2014 tarihli dilekçesi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş olup, sayın çoğunluk, karar henüz tebliğe çıkarılmadan verilen 14.04.2014 tarihli dilekçeyi temyizden feragat niteliğinde kabul ederek temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
Oysa, yukarıda da açıklandığı üzere temyiz süresi kararın tebliği ile başlamaktadır. 14.04.2014 tarihi itibariyle henüz karar taraflara tebliğe çıkarılmış değildir. Temyiz süresinin başlamamış olması nedeniyle henüz doğmamış bir haktan feragat sözkonusu olamayacağından sayın çoğunluk görüşüne katılmak mümkün değildir.
Kaldı ki, doğurduğu sonuçları itibariyle temyizden feragat beyanının açık olması, zımni feragatın kural olarak mümkün bulunmaması ilkesi karşısında 14.04.2014 tarihli dilekçesinin, temyizden feragatı içeren hiçbir ibare taşımadığı gözönüne alındığında sayın çoğunluk görüşünde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temlik alan vekilinin temyiz isteminin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz isteminin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.