YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2844
KARAR NO : 2021/1882
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/343-2015/935 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davacının davalı şirket adına düzenlediği 22.08.2013 tarihli, 505 sayılı, 26.09.2013 tarihli, 507 sayılı, 26.12.2013 tarihli 508 sayılı faturalarda yazılı mal bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, takibe konu edilen faturalardaki malların davalı şirketi temsil ve izama yetkili kişi tarafından alınmadığını, davalı şirketi temsile yetkili kişinin genel müdür olduğunu faturaların teslim alan kısmındaki imzaların davalı şirkete ait olmadığını, verilmeyen bir yetkinin şirket çalışanlarınca kullanılamayacağını, davacının sunduğu taahhütname ve teslim tutanağı altındaki imzaların davalı şirketi bağlamayacağını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davalı şirketin açtığı bilgisayar alımı ihalesiyle davalı şirkete 7.900,00 TL kesin teminat bedeli yatırıldığını bu bedel yatırıldıktan sonra davacıdan talep edilen malzemelerin davalı şirkete teslim edildiğini ancak davalı şirketin teminat bedelini de iade etmediğini, bunun üzerine takip başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından malların teslim alınmadığını, bu nedenle davacı şirketin satıma konu mallardan dolayı sorumlu olmayacağını savunmuş ise de teslim tutanağı altında imzası olan şahsın davalı tarafça ödenen başka faturadaki malları da teslim aldığı, dava konusu mal alımına yönelik ilişkinin davalı tarafından benimsendiği, iki faturadan dolayı davacının alacağının 21.667,07 TL olduğu, birleşen davayla ilgili iade olunmayan kesin teminat tutarı olan 7.900,00 TL’ye yapılan itirazın da yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalının 21.667,00 TL’ye yapmış olduğu itirazın iptaline, bu miktara takipten itibaren yasal faiz uygulanmasına, birleşen davanın kabulüne davalının 7.900,00 TL’ye yapmış olduğu itirazının iptaline, kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.348,38 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.