YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2935
KARAR NO : 2021/5354
KARAR TARİHİ : 24.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23.02.2018 tarih ve 2015/312 E. – 2018/47 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.03.2019 tarih ve 2018/991 E. – 2019/527 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı şirket ile davalı banka arasında imzalanan 18.07.2008 tarihli, 41.520.225,00 Japon Yeni miktarlı genel kredi sözleşmesi uyarınca davacı şirketin bankadan kredi kullandığını, diğer davalının sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi sözleşmesi nedeniyle davalı banka lehine mülkiyeti davacı şirkete ait bağımsız bölüm üzerine 1.000.000,00 TL bedelli, mülkiyeti …, … ve …’a ait bağımsız bölüm üzerine 280.000,00.- TL bedelli 2 adet teminat ipoteği tesis edildiğini, ayrıca kredi sözleşmesi limiti kadar miktarda keşidecisi davacı …, lehtarı davacı şirket olan bono tanzim edildiğini, kullanılan 60 taksitli kredi borcunun ilk 51 taksitinin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalı bankaya ödendiğini, ekonomik kriz nedeni ile kalan taksitlerin gününde ödenemediğini, davalı bankanın 11.11.2011 tarihinde kat ihtarnamesi keşide ederek davacılar aleyhine aynı borç nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2959 esas sayılı dosyası üzerinden 1.000.000,00.- TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, taşınmazın satılarak ipoteğin paraya çevrilmesi üzerine 03.01.2013 tarihli rehin açığı belgesi alınarak Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/600 esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, oysa bu ipotek bedeli üzerinden davacı şirketin ipotekli taşınmazının borcun tamamının ödenmesine yeterli olmasına karşın davalı bankanın ”kur farkı” adı altında bir alacak uydurmak suretiyle kötü niyetli olarak iki ayrı icra takibi daha başlattığını, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2960 esas sayılı dosyası üzerinden 280.000,00.- TL bedelli ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılarak ipoteğin paraya çevrildiği ve 20.11.2013 tarihli rehin açığı belgesi alınarak Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1456 esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibin derdest olduğunu, ayrıca davalı bankanın kredinin teminatı olarak keşidecisi …, lehtarı Yalın Mimarlık… Ltd. Şti. olan 15.02.2012 tanzim, 13.03.2012 vade tarihli, 41.520.225,00 Japon Yeni bedelli bononun tahsili için Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2084 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, yabancı para alacaklarında alacaklının seçim hakkı olup, yabancı para alacağına fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı ile ödeme tarihine kadar yabancı para alacağına işletilecek faizin talep edebileceğini, davacı banka tarafından başlatılan Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2959 esas ve 2009/2960 esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takiplerde, Japon Yeni olarak asıl alacak, temerrüt faizi ve gider vergisi alacaklarının yıllık %15,44 faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMM efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının tahsilinin talep edildiğini, bu durumda iki adet ipotekli taşınmaz satılmasına rağmen hala sona ermeyen borcun gerekçesi olan kur farkı adı altında talep edilen 9.666.025,20 Japon Yeni alacağının yasal dayanağının olmadığını, ipotekli taşınmazların paraya çevrildiklerini ve fiili ödeme kuru üzerinden davalının alacağının karşılandığını ve davalı bankaya borç kalmadığı halde kur farkı olarak talep edilen meblağ yüzünden borçlu gözüktüklerini iddia ederek davacıların Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/600, 2014/1456, 2012/2084 esas sayılı dosyalarında takibe konu alacaktan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2959 esas sayılı dosyasında ipotekli taşınmazın satışı sonrası bu dosyadan davalıya yapılan fazla ödeme var ise haksız tahsilatın gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2959 esas sayılı dosyasındaki ipotekli taşınmazın 27.11.2012 tarihinde satışı sonrası borcun sona ermiş olması halinde ikinci ipotekli taşınmazın satışına gerek olmamasına rağmen satışın yapılmış olması sebebiyle uğranılan zararın giderilmesi için 1 numaralı bağımsız bölümün satış tarihindeki reel değerinin satış tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olması nedeniyle tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak ya da kısmi alacak davası olarak açılamayacağını, davalı bankanın takiplerde talep ettiği alacakların hukuka uygun ve yerinde olduğunu, ülkemiz şartlarında zaman zaman ekonomik krizlerin meydana geldiğini ve Türk parasının yabancı para karşısında değerinin sık sık düştüğünü, ekonomik istikrarsızlıkların ülkemiz açısından önceden tahmin edilemeyecek keyfiyetlerden olmadığını, somut olayda sözleşmenin uyarlanması için öngörülmezlik şartının oluşmadığını, davacının taksitlerin büyük bölümünü ödemek suretiyle borcunu benimsediğinden davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı şirket ile davalı banka arasında 41,520.225,00 Japon Yeni tutarında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davacı …’ın da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/600 Esas, 2014/1456 Esas ve 2012/2084 esas sayılı dosyaları ile davacılar hakkında takip başlatıldığı, usul ve yasaya uygun hazırlanmakla hükme esas alınan 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalıya 2.731.172,99 Japon Yeni fazla ödeme yaptığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, alacağın hesaplama sonucunda tespit edilebilecek nitelikte olması nedeniyle davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı vekilinin istinaf nedenleri yönünden; (1-a) Dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesini diğer davacı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, davacı şirketin kullandığı kredinin geri ödemelerinde temerrüde düşmesi nedeniyle davalı banka tarafından kat ihtarı gönderilerek temerrüde düşürüldüğü, davalı bankanın kat ihtarında belirtilen alacağın tahsili için Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2959 ve 2012/2960 esas sayılı icra dosyalarında aynı alacak için tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlattığı, her iki takipte de ipotekli taşınmazların satılması suretiyle davalı bankanın alacağının bir kısmını tahsil ettiği, kredi sözleşmesinde kur farkı alınacağına ilişkin düzenleme olmadığı halde davalı bankanın her iki icra takibinde de 9.666.025,20 Japon Yeni kur farkı talep ettiği, kur farkı talebi nazara alınmadığı takdirde her iki icra dosyasında paraya çevrilen taşınmazların değeri ve davacı şirketin kat ihtarından sonra yapmış olduğu ödemeler nazara alınarak davalıya 2.731.172,99 Japon Yeni (TL karşılığı 100.755,70 TL fazladan ödeme yapılmış olduğu halde davalı bankanın yukarıda bahsi geçen iki icra dosyasından rehin açığı belgesi düzenleterek her iki davacı aleyhine Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/600 ve 2014/1456 esas sayılı dosyalarında ilamsız icra takibi başlattığı, ayrıca genel kredi sözleşmesinde belirtilen 41.520.225,00 Japon Yeni miktarında keşidecisi …, lehtarı davacı … Mimarlık… Ltd. Şti., ciro yoluyla yetkili hamili Denizbank A.Ş. olmak üzere 15.12.2012 tanzim, 13.03.2012 vade tarihli olarak düzenlenen ve teminat olarak verilen bonoyu Alanya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2084 esas sayılı dosyasında takibe konu ettiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan 2012/2959 ve 2012/2960 esas sayılı takip dosyalarında borç, ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi ile davalı bankaya 2.731.172,99 Japon Yeni fazladan ödendiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen değer de nazara alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun yerinde olduğu, (1-b) Davalı banka vekilince, kur farkı alacağına ilişkin icra takipleri ve talepleri olmadığı, bankanın bu ad altında bir muhasebeleştirme işlemi yapmış olmasının da hukuken ve pratikte bir önemi olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ileri sürülmüş ise de hükme esas alınan bilirkişinin raporunun denetime ve dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde kur farkına ilişkin bir düzenlemenin de bulunmadığı, davalı bankanın 2010/2959 ve 2012/2960 esas sayılı icra takip dosyalarında açıkça kur farkı talep ettiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, (2) davacılar vekilinin istinaf nedenleri yönünden; davacılar vekili, esasen davalı bankanın toplam 8.836.896,55 Japon Yeni’ni haksız olarak davacı şirketten tahsil ettiğini, istinaf nedeni olarak sürmüş ise de denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda fazladan tahsil edilen miktarın 2.731.172,99 Japon Yeni olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davacı vekili icra takiplerinde kur farkı olarak hukuka aykırı şekilde talep edilen 9.666.025,20 Japon Yeni üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemişse de aynı davaya konu miktar likit olmayıp bilirkişice hesaplamayı gerektirdiğinden ve davalı bankanın icra takibi başlatılmasında kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden mahkemece davacıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle yukarıda (1-b) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (1-a) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacıların davalıya Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/600 esas, 2014/1456 esas ve 2012/2084 esas sayılı icra dosyalarından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile, davacı şirketin davalı bankaya yaptığı fazla ödeme olan 2.731.172,99 Japon Yeni’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, davalı bankanın takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından her iki davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 5.161,62 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.