Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3031 E. 2021/4437 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3031
KARAR NO : 2021/4437
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/06/2018 tarih ve 2015/430 E. – 2018/469 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.05.2019 tarih ve 2019/329 E. – 2019/663 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalıdan yüklü miktarlarda mal aldığını, bu ürünleri iade etmemek kaydı ile avantajlı fiyat ödeme olanağına sahip olduğunu, davalı şirketin Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölge Müdürü … tarafından düzenlenen 25.11.2014 tarihli belgede davacının davalıdan 89.468,00 TL fiyat farkı alacağı oluştuğunun ve bu farkın parça parça fiyat farkı faturası olarak kapatılacağının belirtildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL fiyat farkı alacağının avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı …’nun Samsun bölgesindeki işleri takip için bir takım olağan işlerin idaresine yönelik yetki verilen ticari vekil olduğunu ve davalı şirkete ait malları satarken yetkisini aşarak fiyat farkı alacağı vaadinde bulunduğunu, dava dışı …’ya verilen vekaletname incelendiğinde vekilin davalı şirketi borç altına sokacak bir işlem yapma yetkisinin bulunmadığının görüleceğini, …’nun davacı şirkete verdiği taahhüdün hiç bir geçerliliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket tarafından dava dışı …’ya verilen 28.05.2014 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde verilen yetkilerin özetle şirket adına Samsun Bölgesi’nde yapılmış ve yapılacak satışların bedellerini tahsilat yapma hususlarını kapsadığı, söz konusu yetkiler içerisinde şirket adına bayilere iskonto yapma, market katılım bedeli veya fiyat farkı ödenmesi yahut buna benzer bir yetkinin bulunmadığı, vekaletnamedeki yetkiler incelendiğinde davalı şirketin dava dışı …’ya ticari temsilcilik vermediği, bu kişinin ticari vekil olduğu, açıkça yetkilendirilmedikçe iskonto yapılması yahut market katılım payı ödenmesi hususunda davacı ile hukuki ilişkiye girmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafından yapılan işlemin onaylanmadığı ve dava dışı …’nun ticari mümessil olarak kabul edilmesi halinde dahi davalının usulüne göre tutulmuş ticari defterlerinde davacı alacağının kayıtlı olmadığı gibi davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde de alacağının varlığının tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, davaya dayanak 25.11.2015 tarihli belgeyi düzenleyen …’nun davacının ticari vekili olduğu, verilen vekaletname kapsamında, söz konusu belgeyi düzenleme yetkisinin bulunmadığı, davalı tarafça da yapılan işleme onay verilmediği bu durumda davalının fiyat farkı alacağından sorumlu tutulamayacağı, dava dışı …’nun ticari temsilci olduğunun kabulü halinde dahi alacağın yasal delillerle ispatlanması gerektiği, davalıya ait ticari defterlerin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporunda da alacağın varlığının tespit edilemediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle 25.11.2015 tarihli belgeye dayalı fiyat farkı alacağının tahsili isteğine ilişkin alacak davasıdır. Davacının davalı şirket Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölge Müdürü … tarafından düzenlenmiş, 25.11.2015 tarihli belge ile fiyat farkı alacağı olduğunu bildirerek açtığı dava mahkemece …’nun ticari vekil sıfatının bulunduğu, fiyat farkına yönelik belge düzenleme yetkisi bulunmadığı, davalı tarafça yapılan işleme onay verilmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun da reddine karar verilmiştir. Davacının iş yerinin Karadeniz Bölgesinde olduğu, tüm ticari işlemlerin davalı şirket bölge müdürü tarafından yapıldığı ve daha önceki tüm işlemlerin davalı tarafından kabul edildiği gözetildiğinde fiyat farkı alacağına ilişkin belgenin geçersiz olduğu ileri sürülemeyeceğinden işin esasına girilerek toplanan deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararı doğru olmadığı gibi yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesi de yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.