YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3059
KARAR NO : 2021/2749
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 12.02.2019 tarih ve 2016/1189 E- 2019/80 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.04.2019 tarih ve 2019/384 E- 2019/423 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefaleti ile dava dışı Özyalçın …. Ltd. Şti.’ne ticari kredi kullandırıldığını, borçlu şirket ve kefillere keşide edilen ihtarnaye rağmen borcun ödenmemesi üzerine, başlatılan takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı asil, davanın dayanağı icra takibine konu kredinin kefil olduğu sözleşmeden kaynaklanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, dava dışı borçlu şirket ile davacı banka arasında imzalanan farklı tarihlere ait dört adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davalının sadece ilk sözleşme olan 03.02.2012 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, bilirkişi incelemesi neticesinde, icra takibine konu kredi alacağının davalının kefil olduğu ilk sözleşmeden kaynaklanmadığı, davalının kefil olduğu sözleşmeye göre kullandırılan kredinin kapandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı …’ın 03.02.2012 tarihli 500.000 TL limitli taahhütnamede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının alındığı, bu taahhütnamenin 818 Sayılı BK döneminde imzalandığı, bilirkişi incelemesi neticesinde 6098 Sayılı TBK döneminde imzalanan ve davalının imzası bulunmayan genel kredi sözleşmelerine istinaden dava dışı şirkete ticari kredi kullandırıldığı tespit edildiğinden ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle kefil aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi ihtiva etmediği gibi denetime açık mahiyette de değildir. Yeniden seçilecek bankacılık konusunda uzman bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle takip ve dava konusu edilen kredinin hangi sözleşmeye göre kullandırıldığının araştırılarak alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile konusunda uzman olmayan avukat bilirkişi tarafından tanzim edilen rapora göre yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.