Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3077 E. 2021/4756 K. 03.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3077
KARAR NO : 2021/4756
KARAR TARİHİ : 03.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2018 tarih ve 2017/111 E. – 2018/300 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.07.2019 tarih ve 2018/1354 E. – 2019/926 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı şirket ile akdedilen genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının kefaleti kapsamında kullanılan kredinin geri ödendiğini, davalının kefaletten kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacının takibe ve davaya konu ettiği kredi alacağının davalının kefaleti bulunan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığının alınan bilirkişi raporu ile anlaşıldığı, buna göre davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ilk derece mahkemesi kararının dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.