Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3080 E. 2021/7324 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3080
KARAR NO : 2021/7324
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.04.2017 tarih ve 2015/237 E- 2017/282 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 19.04.2019 tarih ve 2017/2570 E- 2019/673 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davası sonucunda müvekkilinin aleyhine Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/122 Esas, 2015/230 K sayılı ilamı ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedildiğini, bu arada müvekkili tarafından davalı aleyhine başka bir icra dosyasında yapılan takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin alacak miktarının 972.887,50 TL olduğunu, davalıya kendi alacağı ile müvekkilinin alacağı arasında takas mahsup yapılmak istendiğinin bildirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin icra dosyasındaki alacağı dikkate alınarak Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/122 Esas, 2015/230 K sayılı ilamında davalı lehine hükmedilen 101.000,00TL kötü niyet tazminatı için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bahsedilen menfi tespit davasının henüz kesinleşmediğini, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki yarar olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı … hakkında Ankara 5. İcra Müdürlüğü’nün 2012/7313 E.sayılı takip dosyasından giriştiği fer’ileriyle birlikte 107.223,29 Euro ve keza fer’ileriyle birlikte 453.552,11 TL alacağın tahsiline yönelik icra takibinin davalı yönünden kesinleştiği ve bu takip dosyasında kesinleşen alacağını; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/122 E. sayılı dosyasından hükmedilen ve yargılama sırasında kesinleşen 101.000,00 TL kötüniyet tazminatı ile takas ettiğini, Ankara 30.Noterliği’nin 10.04.2015 tarih ve 4999 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya bildirdiği, davalı her ne kadar henüz kendi alacağının kesinleşmemesi ve takibe konulmamış olması sebebiyle takas talebi için hukukî yararın bulunmadığını dile getirmiş ise de, sözü edilen alacakların birbiri ile takası mümkün olduğu gibi, yine her iki alacak para alacağı olduğundan, tahsili ve takas edilebilmeleri için kesinleşmeleri de gerekmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/122 E., 2015/230 K. sayılı kararı ile hükmedilen “101.000,00 TL kötüniyet tazminatı” yönünden, takas nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı taraf kendisinin icra dosyasındaki kesinleşen alacağı ile davalının davanın açıldığı tarihi itibariyle kesinleşmeyen mahkeme kararındaki alacağı için takas mahsubu talebinde bulunduğu, TBK’nin 139/1.maddesinde düzenlenen takastan sözedebilmek için her iki tarafın birbirinden alacaklı olması, alacakların aynı türden olması ve alacağın muaccel olması gerektiği, TBK’nin 139/2. maddesinde alacaklardan biri çekişmeli olsa dahi takas talebinin ileri sürelebileceği açıkca düzenlenmiş olduğundan yerel mahkemece davacının takas talebinin kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ,iki tarafın alacağının muaccel olmasına ve borcun sona erebilmesi içinde TBK’nın m.139 hükmü uyarınca takasın diğer tarafın kabulüne bağlı olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6.854,91 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.