Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3121 E. 2021/4117 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3121
KARAR NO : 2021/4117
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.03.2018 tarih ve 2016/1147 E. – 2018/213 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.05.2019 tarih ve 2018/1690 E. – 2019/532 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalıdan kendisine ait tarlada patates ekim ve hasatı için tohum alındığını ve 15.11.2014 tarihli muvafakatname imzalanırken davalıya teminat olarak 24.000.- TL olarak imzaladığını düşündüğü senedin verildiğini ancak tohumların ayıplı olması nedeniyle zarar ettiğini, davalıyla bono bedeli kadar ticari alışverişi olmadığını, davalının açığa atılan imzanın kötüye kullanılması veya tahrifatla davacıyı borçlu hale getirdiği bonodan borçlu olunmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bononun davacı tarafından imzalanarak verildiğini zira Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada da imzanın davacıya aidiyetinin tespit edildiğini, davacının geçerli olan bonoya karşı ileri sürdüğü iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının, davalıya 25.000,00 TL tutarında bir senet verdiği, ancak senette tahrifat yapılarak rakamın 125.000,00 TL olarak değiştirildiği ve bu miktar üzerinden icra takibi başlatıldığı, bu senedin 25.000,00 TL dışındaki kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı, 25.000,00 TL’lik kısım için senedin imzalanarak davalıya teslim edildiği, davacının da bunu kabul ettiği, ancak senedin bu kısmı yönünden davalıya teminat olarak teslim edildiği ve bedelsiz olduğu konusunda herhangi bir delil gösterilmediği, dolayısıyla senedin 25.000,00 TL için bedelsiz olduğunun ispatlanamadığı, TTK’nın 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 676. maddesi gereğince bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunduğunda yazı ile gösterilen bedele itibar olunacağı, ancak bu kuralın rakam ile değer bildiren bölümde tahrifat yapılmaması halinde uygulanacağı, tohumların ayıplı olmasından dolayı davacının açtığı tazminat davasının sonuçlandığı, kararın henüz kesinleşmediği, davacının söz konusu davadaki hakları saklı kalmak üzere bu davanın sonuçlandırılması talebi nazara alınarak yargılamanın daha fazla uzamaması adına tazminat davasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kabul edilen tutar üzerinden davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava ve takip konusu senet üzerinde tahrifat yapıldığı, senedin başlangıçta 25.000,00 TL olarak düzenlenmişken sonrasında (1) rakamı eklenmek suretiyle senet bedelinin 125.000,00 TL yapıldığı hususunun bilirkişi raporuyla tespit olunduğu, davacının daha önce imzaya itirazının incelendiği Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi’nde yalnız imza incelemesi yapılıp tahrifat hususunun araştırılmadığı, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi göndermesi ile, bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK’nın 676. maddesine göre, bono bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterilmesi ve her iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı belirtilmiş olup, bu kural senet bedelinde tahrifat yapılmaması halinde uygulanabileceğinden tahrifat durumunda ise, senedin tahrifat yapılmadan önceki bedelinin geçerli olacağı,davacının imzaladığı senet bedeline ilişkin net bir rakam vermediğinin dosya içinde sabit olduğu ve senedin teminat vasfında olduğuna dair delillde sunmadığından davacının 25.000.- TL borçlu olarak kabul edilmesinde ve bakiye kısım için davacının borçlu olmadığına dair verilen kararda usul ve Yasa’ya aykırılık olmadığı, dava konusu bono ile ilgisi olmayan sevk irsaliyesinin ve süresinden sonra verilen ek istinaf dilekçesinin de değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.671,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/04/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.