YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3145
KARAR NO : 2021/4498
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2018 tarih ve 2018/328 E. – 2018/548 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.09.2019 tarih ve 2019/719 E. – 2019/1593 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …’nın davacı aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, takibe dayanak rehin senedinin davalıya verilmesi için geçerli bir sebep bulunmadığını, davalı …’nın, davacıya araç satışı sırasında diğer davalı …’in vekili sıfatıyla hareket ettiğini, davacının davalı …’den 69.000.-TL karşılığında kırkayak vasfında iş makinası satın aldığını, ödemeye yönelik olarak satış günü 20.000.-TL ödediğini, davacıya ait kamyonu 26.500.-TL bedel karşılığı davalı …’e devir ve teslim ettiğini, bakiye 22.500.-TL için boş senet verdiğini, davacıya ait kamyonun …’e devredilmesinin teminatı olarak da …’den satın alınan iş makinası üzerinde, hiç ilgisi olmamasına rağmen davalı … lehine, 60.000.-TL bedelli rehin tesis edildiğini, taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle bu işlemlerin yapıldığını, …’e iş makinasının bakiye bedelinin peyderpey ödenmesine ve rehnin dayanağının kalmamasına rağmen davacı aleyhine kötü niyetli olarak takip yapıldığını ileri sürerek, iş makinası üzerindeki rehnin kaldırılmasını, davacınının davalılara ayrı ayrı borçlu bulunmadığının tespitini, davalılara verilen bononun teminat için verildiğinin kabulünü, davacının bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, bononun davacıya iadesini, kötü niyet tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı … aracılığıyla yapılan satış işleminde araç bedeli ödenmediği için kamyon üzerinde rehin tesis edildiğini, araç rehni ve iş makinası devri işlemleri sırasında davacı tarafından yapılmış bir ödeme bulunmadığını, ödeme yapılmaması nedeniyle davalı aleyhine takip yapıldığını savunarak davanın reddini ve icra tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Davalı …, davacıya satılan iş makinasının bedelinin kendisine ödenmediğini, bu nedenle bu araç üzerinde rehin tesis edildiğini, davacıya ait kamyonun satışı sırasında ise satış bedelinin davacıya ödendiğini, davacının kendisine 22.500.-TL borcu olduğunu kendisine gönderdiği ihtarnamede de ikrar ettiğini, davacı tarafça verilmiş 22.500.-TL bedelli bono olmadığını, taraflar arasında süregelen ticari ilişki nedeniyle verilmiş bonolar olduğunu ve davacı ödemelerinin bu bonolara ilişkin olduğunu savunarak davanın reddini ve icra tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalı … tarafından davacıya iş makinası satıldığı, akabinde davalı … lehine rehin tesis edildiği, dava konusu her iki araç bedelinin ödendiğinin resmi senetlerde kayıtlı olduğu, ödeme iddiasına konu olan davalı …’e yapılan ödemelerin davalı …’ya yapıldığının bu davalı tarafından ikrar edilmedikçe bu iddianın ispat yükünün davacıda olduğu, menfi tespit talep edilen senet yönünden davalılara verilmiş bir senet olduğunun ispatlanamadığı, davacının rehin tesis edilen 60.000.-TL’yi …’ya ödediği iddiasını kesin delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalıların tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki iş makinası satım sözleşmesinden kaynaklanan taşınır rehninin fekki ve bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, davalı …’den 27 D 6924 plakalı aracı 69.000.-TL bedelle satın aldığını, 20.000.-TL nakit verdiğini, kendisine ait 61 K 1354 plakalı araca 26.500.-TL karşılığında peşinat olarak davalıya devrettiğini, 22.500.-TL bedelli açık bono verdiğini, yaptığı ödemeler neticesinde davalıya borcunun kalmadığını belirtmiştir. Taraflar arasında lehtarı … olan taşınır rehninin araç satışı için düzenlendiği hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, satışa konu araç bedelinin tamamının ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır.
Araç bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü alıcı davacıya aittir. Davacı, davalı …’i satış sırasında temsil eden davalı …’ya elden 20.000 TL verdiğini ispatla yükümlüdür. Davacı tarafından davalı …’e satışa konu araca peşinat olarak kendi aracının devredildiği iddia edilmiş, davalı … ise araç bedelinin ayrıca ödendiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, taraflar arasındaki taşınır rehni ve teminat bonosu ilişkisi göz önüne alındığında, noter sözleşmeleri dışında taraflar arasında rehin ve bono verme şeklinde ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda peşinat olarak davalı …’e devri yapılan aracın bedelinin ödendiğini ispat yükü de davalı …’e aittir. Ayrıca menfi tespit talep edilen bono ile ilgili olarak, davacı tarafa bononun keşide, vade tarihi hakkında açıklama yapılması istenip davalı …’den de elinde bulunan, davacı tarafından verilmiş bonoların ibraz edilmesi için süre verilip bononun ibraz edilmesi halinde, bu bononun da araç satışına ilişkin olarak teminat olarak verildiği kabul edilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş davacının davalı …’a devretmiş olduğu 61 K 1354 plakalı aracın satış bedelinin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamaması halinde satış bedeli olan 26.500.-TL’nin 27 D 6924 plakalı araç satış bedeli olan 69.000.-TL’den mahsup edilmesi, davacı tarafça dava konusu ilişki için yapılan nakit ödemelerin tespit edilmesi ve bu bedelin de davacı borcundan mahsup edilmesi, bononun ibraz edilmesi halinde de yapılan ödemelerin araç satış bedelinden mahsubu ile bu miktarda bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine, davacının borçlu olduğu taşınır rehninden dolayı da tespit edilen miktar kadar borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesinden ibarettir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.