YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3162
KARAR NO : 2021/4844
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.07.2017 tarih ve 2015/439 E. – 2017/806 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 15.05.2019 tarih ve 2017/2694 E. – 2019/839 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 27.12.2014 tarihli 5 yıllık bayilik sözleşmesinin imzalandığını, ancak uzlaşma ile bu sözleşmenin 01.07.2014 tarihi itibariyle sonlandırıldığını, bayilik sözleşmesinin sona erdirilmesini müteakip davalı ile mail yoluyla yeni bir sözleşmenin kurulduğunu ve buna göre davalının stoktaki mallarından fatura bedeli 750.000.- TL olan uyuyan parça ve 445.000.- TL olan dönen parçaların ve demirbaşların davalı tarafından satın alınacağının kararlaştırıldığını, fakat davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle değişik iş dosyasından alınan tespit kararıyla, davacının elindeki malların mahkemece belirlenen yere tevdi edildiğini belirterek diğer masraflar saklı kalmak üzere anlaşmaya konu stoktaki yedek parçalar ve demirbaşların bedeli olan 1.195.000,00 TL’nin (750.000.- TL ve 445.000.- TL) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bayilik sözleşmesini tek taraflı sona erdirmesinden sonra davacı ile başka bir sözleşmenin yapılmadığını, sözleşmenin sözleşme görüşmeleri safhasında kaldığını, davacı ile mutabık olunamadığından sözleşmenin kurulmadığını, davacının dayandığı mail yazışmalarında icaba uygun bir kabul beyanın olmadığını, sözleşmenin kurulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığın taraflar arasında mail yoluyla kurulan bir sözleşmenin olup olmadığına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki yazışmalar incelendiğinde anlaşılamayan ve çekişmeli hususların olduğu, kaldı ki TBK’nın 1. maddesine göre sözleşmelerin kurulabilmesi için iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarına ihtiyaç duyulduğu, e-posta verileri bir icap olarak gözönüne alınsa bile davacı tarafça sözkonusu e-postada belirtilen 03.07.2014 tarihli e-posta ile bazı çekincelerin ileri sürüldüğü, dolayısıyla taraflar arasında mutabık kalınan bir sözleşmenin doğmadığı davacıya yemin delilinin de hatırlatıldığı, ancak verilen kesin süreye rağmen bu delile dayanılmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılamaya göre, taraflar arasındaki mail yazışmalarında sözleşmenin kurulması için gerekli olan sözleşmenin ana unsurları yönünden icaba yönelik bir kabul beyanının bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin kurulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.