YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3164
KARAR NO : 2021/4847
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/06/2018 tarih ve 2017/316 E. – 2018/454 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 09/07/2019 tarih ve 2018/2473 E. – 2019/1469 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacıya yönelik bonoya dayalı kambiyo senedine özgü takip başlatıldığını, ancak davacının davalıya borcunun bulunmadığını, bonoda kefil olarak ismi yazılan kişinin davacının eşi olduğunu, senedin davacının eşi tarafından boş olarak imzalatıldığını, senedin sonradan davacının bilgisi dışında doldurulduğunu, davacı ile davalının arasında hiçbir hukuki ya da ticari ilişkinin olmadığını, davacının davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının ev hanımı olduğunu belirterek takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının soyut olduğunu, iddialarını yazılı delil ile ispatlamasının gerektiğini, davacının aile şirketinin olduğunu, takip konusu bononun davalının huzurunda imzalanıp davalıya verildiğini, tanık deliline muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddine, %20 icra inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamaya göre, takip ve davaya konu edilen senedin kambiyo senedinde bulunması gereken zorunlu tüm unsurları taşıdığı, davacının bonodaki imzaya karşı çıkmadığı, davacının iddialarının bonoda yazılı borcun istenebilir olmadığı iddiasını usulüne uygun yasal delillerle ispat edemediği, ayrıca İİK’nın 72 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı konulup uygulanması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmolunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine, takibe konu edilen senet tutarı 800.000,00 TL’nin takdiren %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamaya göre, açığa imza ile boş olarak verildiği ileri sürülen bononun üzerinin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ya da imzalı bir belgenin düzenlenme amacının farklı olduğunu ileri süren kişilerin bu iddialarını yazılı delil ile kanıtlamalarının gerektiği, davacının bu yönde sunduğu bir yazılı delilin olmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı temel ilişkiye yönelik her hangi bir açıklamada bulunulmadığı ve bononun ihdas nedeninin talil edilmediği göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalının isticvap yolu ile dinlenilmesi imkanının bulunmadığı, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığı ve bu nedenle davacı yararına tazminata hükmedilmesinin de dosya içeriği ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.