YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3182
KARAR NO : 2021/4595
KARAR TARİHİ : 31.05.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.02.2017 tarih ve 2014/1178 E. – 2017/59 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.10.2019 tarih ve 2017/2569 E. – 2019/2201 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akaryakıt istasyonu bayilik sözleşmesi imzalandığını, akaryakıt istasyonunun bulunduğu taşınmaz üzerine davacı lehine intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulunun kararı nedeniyle intifa hakkının tapudan terkin edildiğini, davalıya verilen ve kullanılmayan süreye karşılık gelen intifa bedelinin iade edilmesi gerektiğini, daha önce aynı konuda açılan davanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/202 Esas ve 2011/66 Karar sayılı kararıyla davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, söz konusu intifa hakkının tapudan terkin edildiğini ileri sürerek, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, 660.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından yapılan 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi gereğince bayilik bedeli ve hibe olarak davalıya ödendiğini bu ödemenin intifa ile hiç bir hukuki bağlantısının olmadığını, intifa hakkı karşılığında davalıya ödemesi gereken 300.000.- TL’nin ödenmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından aynı konuda İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/202 Esas ve 2011/66 Karar sayılı dosyasında açılan davanın intifanın terkin edilmemesi gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kesinleştiği, davacı dava dilekçesinde intifa hakkının tapudan terkin edildiğini belirttiği, ancak Nallıhan Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında söz konusu taşınmazın üzerindeki intifa hakkının terkin edilmediği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; intifa hakkı tapudan terkin edilmeden bakiye intifa bedeli istenilemeyeceği, davacı tarafından davalı şirket yetkililerine intifa hakkının terkini hususunda vekaletname verilmesinin yeterli olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak intifa hakkını tapuda terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/05/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.