YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3187
KARAR NO : 2021/5050
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2017 tarih ve 2016/118 E- 2017/53 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.10.2019 tarih ve 2019/1086 E- 2019/1217 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı asil, davacı tarafından açılan ve kesinleşen menfi tespit davasının yargılaması sonrasında HMK’nın 375/1-ı maddesi kapsamında bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olmasına ilişkin düzenlemeye dayanarak yargılamanın iadesinin talep ettiğini, yargılamanın iadesi davası konusu Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/125 esas sayılı davanın yargılamasında, davalılardan … dava konusu bonodan haberdar olmadığını beyan ettiği ve bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddedildiğini, davalılardan … aleyhine, yargılamanın iadesi davasına konu aynı bonodan dolayı davacı tarafından bononun istirdatı davası açıldığını, davalı … bu yargılamadaki beyanında ise senedi teminat olarak aldığını, davacının borcunu ifa ettiğini, bonoyu iade etmesi gerekirken dava dışı kooparatife verdiğini beyan ettiğini, yapılan yargılama sonunda bononun davalı …’ın elinde olmadığı ve 3. kişi tarafından icraya konulduğu gerekçesiyle Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/81 esas, 2014/223 karar ve 17.12.2014 tarihli kararıyla davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/125 esas sayılı dosyasından verilen karara aykırı olduğunu, somut olayda yargılamanın iadesi koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek, yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacının daha önce yargılamanın iadesi yoluna başvurduğunu, davanın Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/641 esas ve 2014/134 karar sayılı kararıyla davanın reddedildiğini, ayrıca yargılamanın iadesi talebinin 3 aylık süreye tabi olduğunu ve davacının bu süreyi geçridiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
… vekili davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının HMK’nın 375/ı maddesine dayanarak yargılamanın iadesini talep ettiğini, yargılamanın iadesi talep edilen dava ile Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/81 esas, 2014/223 karar sayılı taraflarının birebir aynı olmadığı, konusunun da farklı olduğu, her iki davanın reddedildiği birbirinden farklı sonuçlanmadığı, ayrıca ilk davada verilen hükme dayanılarak kesin hüküm itirazında bulunulduğunu 2. davada bu hususun da kabul görmediğini, HMK’nın 375/1 maddesinde öngörülen yargılamanın iadesi sebepleri oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; Mahkemece dava dosyalarının birlikte getirilerek değerlendirildiği ve yargılamanın iadesine dayanak yapılan ilişkin dava dosyası ile karşılaştırıldığı, sonuçta HMK 375. maddesinde sayılan sebeplerin bulunmaması ve ileri sürülen sebebin de gerçekleşmemiş olması nedeniyle yargılamanın iadesi talebinin reddine dair karar verilmesinde, dosyadaki mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gereksiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.