YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3193
KARAR NO : 2021/2173
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2017 tarih ve 2015/18 E- 2017/611 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 22.04.2019 tarih ve 2017/3352 E- 2019/684 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu alacağı davacıya temlik eden dava dışı Cangür Gıda … Ltd. Şti. ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ve takibe konu alacağın davacıya temlik edildiğini, davalının temlik edilen alacağı ödemediğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, Cangür Gıda … Ltd. Şti.’nin davalıya 135.000.-TL borçlandığını, bu borç karşılığında davalıya beş adet çek verdiğini, davacı ve Cangür Gıda … Ltd. Şti.’nin yetkilisinin daha sonra davalıya gelerek işlerinin bozulduğunu, aldıkları malları iade etmek istediklerini, çeklerini geri istediklerini bildirdiklerini, davalının da bu talebi iyi niyetle karşıladığını, davalı tarafından vadesi gelen ilk çekin karşılıksız kalmaması için ödenerek iade edildiğini ancak karşı tarafın çeklerin iade işlemini beklemeksizin, malları iade eder etmez davalının muhasebesinden cari hesap ekran çıktısı aldığını, kötü niyetli olarak bu ekran çıktısına dayalı icra takibi başlattığını, davalıya ödeme vaadi ile kesilen diğer çeklerin piyasadan toplandığını, davalıda olduğunu, istenildiği anda teslim edebileceklerini, ellerinde 110.000.- TL’lik çek bulunduğunu, vadesi gelen 25.000.-TL tutarındaki çekin de yine davalı tarafından ödendiğini, bu yolla çek bedellerinin toplam 135.000.-TL olduğunu davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafın iddia ettiği alacağın, dava dışı Cangür … Ltd. Şti.’nin, davalıdan aldığı mal karşılığı, davalıya verdiği, henüz ödeme vadesi gelmemiş çekler karşılığında aldığı malı iade etmiş olmasından kaynaklandığı, bu durumda davacı tarafın öncelikle verilen bu çek bedellerinin ödendiğini kanıtlanması gerektiği, dosya kapsamında da böyle bir ispatın bulunmadığı, aksine davalı tarafça söz konusu çeklerin sunulduğu, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davanın, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının satıcı, dava dışı temlik edenin de alıcı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında satıma konu malların dava dışı temlik eden alıcı tarafından davalıya iade edildiği, iadeye konu malların davalı tarafından kabul edildiği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin cari hesap ilişkisi değil, açık hesap ilişkisi olduğu, dava dışı temlik edenin satın aldığı mallar karşılığında davalıya ciro ettiği ileri tarihli çeklerin, davalı tarafından da ciro edildiği, daha sonra çeklerin ödeme tarihi gelip ibraz edildiğinde, davalı tarafından bedellerinin ödendiğinin yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve davalı tarafca mahkemeye ibraz edilen çek asıllarından anlaşıldığı gerekçesiyle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.03.3031 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.