Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3202 E. 2021/5619 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3202
KARAR NO : 2021/5619
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.12.2018 tarih ve 2018/298 E. – 2018/613 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2019 tarih ve 2019/630 E. – 2019/771 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taş ocağı işleten davacıdan taş satın alan davalının borçlarını ödememeye başlaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının iptaline ve lehlerine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, taraflar arasındaki bazalt taş yapım sözleşmesinin iş tamamlanmadan davacı tarafça haksız olarak sonlandırıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesi uyarınca, davalının … İlçesi olan yerleşim yeri nedeniyle İzmir İcra Müdürlüğü’nün genel yetkisinin yanında davacı şirketin merkezinin de …’da bulunması nedeniyle … İcra Müdürlüğü’nün ve Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu, davacı tarafından takip tarihi itibari ile yetkisiz olan İzmir İcra Müdürlüğünde takibe girişildiği, davalının İzmir İcra Müdürlüğü’nün yetkisine itirazının haklı olduğu, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların ikametgahlarının … olduğu, yetki kurallarına göre … Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin görevli olduğu, yetki sorununun başlangıçta giderilmesi gerektiği, işin esasının incelenmesi gerekmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Karara karşı davacı vekili temyize başvurmuştur.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tacirler arasındaki satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiası nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın esasına girilmeden, icra takibinin yapıldığı İzmir İcra Müdürlüğü’nün yetkisiz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İtirazın iptali davalarında, öncelikle, yetkili icra dairesinde başlatılmış olan usulüne uygun bir icra takibinin var olması gerekir. Bu gereklilik, HMK’nın 114/2. maddesi anlamında bir dava şartı niteliğindedir. Bu durumda, yetkili olmayan icra dairesinde başlatılmış bir icra takibine vaki itirazın iptali davasında, bu durumu tespit eden mahkemece davalı yararına Av.Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi uyarınca Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunması gerekmekte olup ilk derece mahkemesince nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması, davacı alacaklı vekilinin istinaf başvurusu bu hususu da içermekte iken Bölge Adliye Mahkemesince bu yön gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.