YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3206
KARAR NO : 2021/5327
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 04.05.2018 tarih ve 2016/503 E. – 2018/162 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.07.2019 tarih ve 2018/1151 E. – 2019/750 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, davalı borçludan fatura alacağını tahsil etmek amacıyla Hatay İcra Müdürlüğü’nün 2016/29972 esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını, satın alınan davaya konu faturalarda belirtilen malların tamamının bedelinin elden, nakden şirket temsilcisine ödendiğini, karşılığında ibraname-makbuz başlıklı 20.06.2016 tarihli belge alındığını, taraflar arasında düzenlenen ibranamenin tek başına borcu ortadan kaldıran belge mahiyetinde olduğunu, şirket yetkililerinin kardeş olduklarını ve aralarında yılların ticari ortaklığı, güven ilişkisi olduğunu ve bu nedenlerle davalı şirketin ödemeyi elden yapmakta sorun görmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça davalı şirkete mal teslimi yapıldığı ve karşılığında faturaların alındığı, fatura alacaklarının tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafın davalıdan alacaklı olduğu rapor edilmiş ise de taraflar arasında fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin ibraname düzenlendiği, davacının bu ilişkiyi ancak yazılı delil veya yemin delili ile ispat edebileceği, tanıkla ispat edemeyeceği, davacının yazılı delil sunmadığı ve yemin deliline de açıkça dayanmadığı anlaşıldığından davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiş, karara karşın davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi’nin 2018/1151 esas ve 2019/750 karar sayılı ve 08/07/2019 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Faturalar kapsamında ki hizmetin verildiğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takibe konu borcun ödenip ödenmediği konusunda toplanmaktadır. Davalı, ibraname-makbuz başlıklı 20.06.2016 tarihli belge ile borcun ibra edildiğini öne sürmüş, davacı ise söz konusu belgenin taşınma usulüyle sahte olarak düzenlendiğini belirtmiştir. Mahkemece, davacının bu iddiası yönünde bir araştırma yapılmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, söz konusu belgenin dosyaya ibrazı sağlanarak başka bir belgeden taşınmak suretiyle oluşturulup oluşturulmadığı, belgede sahtecilik yapılıp yapılmadığı hususunda Grafoloji ve Sahtecilik konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.