YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3240
KARAR NO : 2021/5631
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.11.2017 tarih ve 2015/551 E- 2017/396 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.07.2019 tarih ve 2018/730 E- 2019/1385 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi ile boşanma aşamasında olması nedeniyle eşinin tazminat talebinin önüne geçmek için davalıya iki adet boş bononun altını imzalayarak teslim ettiğini, boşanma davasının reddedilmesi ve evliliğinin sürmesi nedeniyle bonoları geri istediğini, ancak boş olan kısımların doldurarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek Didim İcra Müdürlüğü’nün takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, icra dosyası dayanağı olan senedin davacının borçlarına karşılık verildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispat edilemediği ve davacının davayı açarken kötüniyetli ve haksız olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle kötüniyet tazminat talebinin ve davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dava ve takip konusu bonoda davalının savunmasını teyid eden “nakden” kaydı bulunduğu, bonodaki bu kaydın senet lehtarı lehine bir kayıt olup davacıya borç para verildiğini gösterdiği, senede karşı ileri sürülen her iddianın 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesine göre yazılı delille ispatı gerekirken ayrıca ve açıkça yemin deliline dayanmayan davacının senedin bedelsiz olduğunu usulüne uygun delillerle ispat edemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21/09/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.