YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/343
KARAR NO : 2021/1799
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22.04.2019 tarih ve 2017/353- 2019/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Antalya Minibüsçüler Esnaf Odası üyesi olup M plakalı minibüs sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise halk otobüsü işlettiğini, belediyeye bağlı UKOME tarafından alınan 26.10.2007 tarihli 2007/10-170 sayılı karara göre M plakalı 14+1 minibüslerin plaka ve ruhsatlarının iptali ile yerine 18+1 oturma kapasiteli otobüslere geçilme kararı alındığını, müvekkilinin karara uyarak 18+1 kapasiteli otobüs aldığını ve plakasını da AB olarak değiştirdiğini, ancak 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Kooperatifi Üyeleri tarafından UKOME kararının iptali için idare mahkemelerinde çok sayıda davalar açıldığını, karar kesinleşmeden önce Antalya Minibüsçüler Odası ile 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Kooperatif Başkanlığı’nın biraraya gelerek 25.02.2011, 01.03.2011 ve 05.05.2011 tarihli protokoller düzenlediklerini, buna göre minibüslerin kapasite artırımı nedeniyle halk otobüsü sahiplerinin zararının karşılanması için 72 adet otobüsün karşı tarafa verilmesi, otobüs verilmemesi halinde bedelinin ödenmesi, tüm araçların AB plakaya geçmesi ve davaların geri çekilmesinin kararlaştırıldığını, 72 adet araç yerine Minibüsçüler Odasına kayıtlı üye başına 38.100,00 TL’nin özel halk otobüs sahiplerine ödenmesinin kararlaştırıldığını ve bu anlaşmaya istinaden dava konusu olan 38.100,00 TL bedelli senedi davalıya teslim ettiğini, bilahare bono bedelinin ödenmek suretiyle davalıdan geri alındığını, idare mahkemesi kararı kesinleştiği halde 21 Nolu Özel Halk Otobüsü Kooperatif Üyelerinin açtıkları davalardan vazgeçmediğini, protokole göre davalardan feragat şartının yerine getirilmediğini ve beklenen amaca ulaşılamadığını, davalıya ödenen 38.100,00 TL’nin karşılıksız kaldığını ileri sürerek, 38.100,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ibraz edilen belgelerin hiçbirisinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, dava konusu senedin müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında tamamen iki oda yöneticisi tarafından düzenlendiğini ve tahsilat var ise yine onlar tarafından tahsil edildiğini, dava konusu senedi davacıdan alan kişinin … olduğunu, …’un bu senedi müvekkiline teslim etmediğini ve tahsil ettiği iddia olunan parayı da müvekkiline vermediğini, bu nedenle davanın muhatabının bu kişiler olması gerektiğini, müvekkilinin yapmış olduğu herhangi bir sözleşme olmadığı gibi müvekkilinin de herhangi bir ödeme almadığını, senetlerin minübüs ve otobüs yöneticileri tarafından tanzim edildiğini, tahsilatların yine bu yöneticiler tarafından gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya ilişkin UKOME kararı idare mahkemesince iptal edilmişse de davacının aracının 18+1 yolcu kapasiteli AB plaka (ruhsatı davacının babası … adına olan …plakalı otobüs) ile çalışmaya başladığı ve bu kapasiteyle çalışmaya devam ettiği anlaşıldığından kapasitesi arttırılan araç için verilen bononun bedelsiz kaldığına ilişkin iddianın yerinde olmadığı, dava konusu senet bedelinin davalıya ödendiğine ilişkin yazılı bir belge sunulmadığı, her ne kadar ödeme karinesi senedi elinde bulunduran davacı lehine olsa da bu karinenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın dava dilekçesi, aşamalardaki beyanları ve dosya içerisinde bulunan tarafların kayıtlı olduğu oda ve kooperatifler arasındaki protokoller ile tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu senedin de içerisinde bulduğu senetlerin davalının isminin yazılı olduğu listedeki kişilere verileceği belirtilmiş olup davacının da senet bedelini kooperatif yetkililerine ödediğini beyan etmesi sebebiyle davalıya senet bedelinin ödendiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, davacının da UKOME kararına istinaden M plakalı aracını değiştirerek kapasitesini artırmış olması, daha sonra Minübüsçüler Odası ve Halk Otobüsleri Taş. Koop.’nin bir araya gelerek Antalya Otobüsçüler Esnaf Odasını kurarak faaliyete geçirmeleri, Oda yönetiminde eski minibüsçüler odası üyelerinin de yer alması ve Yargıtay bozma ilamı gereğince UKOME’ye yazılan müzekkereye verilen cevaptan anlaşılacağı üzere idare mahkemesi iptal kararının fiilen hiç uygulanmaması karşısında, davacının üyesi bulunduğu odanın imzaladığı protokol hükümlerine göre davacının, davalı halk otobüsü sahibi ismine keşide ettiği bononun bedelsiz olmadığı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/15350 E. 2017/2392 K., 2016/13342 E. 2017/5357 K., 2015/2378 E. 2016/219 K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, dava konusu senedin bedelinin davalıya ödendiği ve netice itibariyle davalının sebepsiz zenginleştiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.