Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3442 E. 2020/5005 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3442
KARAR NO : 2020/5005
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.11.2018 tarih ve 2016/771-2018/1263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ipoteğin fekkini talep ettiği konutu, dava dışı …’ten ipotekli olarak satın aldığını, kredi borcunun hesaplanarak davacı tarafından davalı bankaya yatırıldığını, bankanın ipoteği fek etmek için davacıdan bir takım haksız ödemeler talep ettiğini, davalı bankanın ipoteğin taşınmazı devreden …’ün başkaca borçlarının da teminatını teşkil ettiğini beyan ettiğini, ancak ipoteğin yalnızca dava dışı … tarafından kullanılan konut kredisinin teminatını oluşturduğunu konut kredisinin de ödenerek kapatıldığını, davalı bankanın davacıya gönderdiği hesap kat ihtarı ile dava dışı …’e haksız olarak kullandırdığı kredi alacaklarını istediğini iddia ederek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve dava dışı …’ten satın aldığı taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının fekkini talep ettiği ipoteğin dava dışı …’ün doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil ettiğini, dava dışı …’ün davalı bankaya kredi borçlarının bulunduğunu, davacının iddia ettiği ödemenin kendisi tarafından değil, dava dışı … tarafından yapıldığını, eldeki davanın görevli mahkemede açılmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Dava, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi’ne açılmış, anılan bu mahkemece 08.11.2013 tarihinde dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, dosya İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş, anılan bu mahkemece 10.03.2014 tarihinde mahkemenin görevsizliğine, dosyanın İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, işbu karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2015 gün, 2015/1554 esas ve 2015/13507 karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş, süresinde yapılan talep üzerine dosya İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce, davacının fekkini talep ettiği ipoteğin dava dışı …’ün doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil ettiği, banka belgelerine göre dava dışı …’e kullandırılan kredi risklerinin devam ettiği, ipoteğin fek edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, peşin harç yatırılmaksızın tüketici mahkemesinde açılmış olup, daha sonra Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2015 gün, 2015/1554 esas ve 2015/13507 karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda asliye ticaret mahkemesince yargılama yapılarak temyize konu hüküm tesis edilmiştir. Ancak yargılama aşamasında dava açılırken yatırılması gereken peşin harç ikmal ettirilmemiştir. Harçlar Kanunu m. 28’e göre karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin olarak yatırılır. Aynı Yasa m. 32’ye göre ise yargı harçları ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Mahkemece anılan madde hükümleri gözetilerek, dava değerine göre yatırılmayan peşin harcın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilerek, verilen kesin süre içinde harcın tamamlanması halinde yargılamaya devam olunarak esas hakkında hüküm kurulması, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılarak üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken eksik harç ile yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Davanın esasına gelince; dava dosyası içinde bulunan uyuşmazlık konusu ipotek akit tablosunun incelenmesinden ipoteğin, dava dışı … isimli kişinin konut finansmanı kredileri, tüketici kredileri ve her türlü krediler nedeniyle davalı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına aldığı anlaşılmaktadır. Bu arada davacı ipoteğin fekki için davada önce bankanın istediği borcu ödediğini iddia etmiş ise de, bu hususta davalı bankanın kendini belli bir alacak tutarı ile sınırlandırdığına ilişkin yazılı delil yoktur. Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının gerek davadan önce gerekse davadan sonra yapmış olduğu tüm ödemeler göz önünde tutularak borcun tamamını karşılaması halinde ipoteğin fekki, aksi halde davanın reddi yoluna gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.