YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3636
KARAR NO : 2021/970
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.06.2017 tarih ve 2014/77-2017/303 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmamasına karşın davalı tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu edilen bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığını, icra takibindeki tebligatların usulsüz olduğunu, takip konusu borçla ilgili olarak davalı tarafından fiili haciz yapıldığını, davacının, hacze eşinin başka bir borcundan kaynaklandığını sanarak itiraz etmediğini ileri sürerek, davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini ve takibe konu senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoların davalıya ait taşınmazın kira bedeline karşılık verildiğini, davalının ikametgahında fiili haciz yapıldığını, davacının hakkındaki icra takibini öğrenmesine karşılık imzaya ve borca itirazda bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu bonolardaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava İİK’nın 72. maddesi uyarınca icra takibine konu bonolardan dolayı davacının borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Davalı alacaklı tarafından Uzunköprü İcra Müdürlüğünün 2010/1535 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinden dolayı, icra memurluğunca düzenlenen 08.07.2010 tarihli haciz zabıt tutanağındaki davacı beyanında, davacının “borca ve hacze itirazım yok” şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu beyanın borcun kabulü mahiyetinde olduğu hususu kabul edilerek bir karar karar verimesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 08.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.