YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3712
KARAR NO : 2021/1863
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2019 tarih ve 2016/461-2019/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı … arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı …’un ise sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, anılan sözleşme kapsamında davalıya kullandırılan ticari kredinin ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için davalılara yönelik ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile davalılar aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davalı …’un davacı bankadan kredi kullandığını, ancak davalının bu krediyle ilgisinin olmadığını, kredi sözleşmesi altındaki imzaların davalıya ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, kredi borcunun tahsili için davacı tarafından emekli maaşının tamamına bloke konulduğunu, kredi borcunun emekli maaşından tahsil edildiğini, borcunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı banka ile davalı … arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye kefil sıfatıyla atılan imzanın davalı …’un eli ürünü olduğu, icra müdürlüğünden gelen yazıda takip dosyasına yapılmış bir ödeme bulunmadığının bildirildiği, emekli maaş hesabından yapılan kesintilerin icra takip tarihinden daha önceki kesintiler olduğu, icra takip tarihi ile dava tarihi arasında ve dava tarihi ile karar tarihi arasında davalının ödemesinin bulunmadığı, önceki kararın sadece davalılar tarafından temyiz edilmiş olduğu ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda tespit edilen miktardan daha düşük olduğu, bu nedenle davalılar lehine usuli kazanılmış hak teşkil edeceği, bu tutardan bilirkişi ek raporundaki belirtilen davalının maaşından yapılan kesintilerin toplamı
olan 2.457,49 TL tutarın mahsubundan sonra davalılardan tahsili gereken kısmın 5.721,33 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların takip dosyasına yaptıkları itirazın 5.721,33 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, takip talebi ve ödeme emrindeki 122,64 TL masrafın yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5.721,33 TL asıl alacağın %20 si olan 1.144,26 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 293,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.