YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3752
KARAR NO : 2021/1547
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.03.2019 tarih ve 2017/864-2019/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı- karşı davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin Rekabet Kurumu kararı doğrultusunda öngörülen zamandan önce sonlandığını, bu nedenle davalının, gerçekleşmeyen anlaşma sürelerine ilişkin olmak üzere peşinen sağladıkları kazanımları ve bu kazanımların semerelerini faizleriyle birlikte davacıya iade etmesi gerektiğini, davalı bayi BY Akaryakıt… Şti.’nin doğmuş ve doğacak her türlü borcunun 500.000.-TL’sini davalı …’in müştereken ve müteselsilen ödemeyi taahhüt ettiğini, akaryakıt istasyonuna davalılar … ile …’in müşterek malik olduğunu, aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak istasyon zemin betonu, bina inşaatı vs. inşaat giderlerinin davacı tarafından karşılandığını, bunların güncellenmiş değerinin 27.199,21 TL olduğunu ileri sürerek, 27.199,21 TL’nin iktisap tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılar aleyhine hükmedilecek alacak miktarının taahhüdündeki limit dikkate alınarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 500.000.-TL tutarındaki kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiş, karşı dava yolu ile davalı şirket ile davacı arasında 09.07.1993 tarihinde akdedilen bayilik sözleşmesinden dolayı aynı tarihte davacıya 30.000.000 (eski) TL bayilik teminatı ödendiğini, sözleşmenin 18.02.2004’te feshedilmesine rağmen teminatın iade edilmediğini, iadesi için 16.04.2009 tarihli ihtarname keşide edilmesine rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, şimdilik güncellenmiş tutarı olan 10.000.-TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 11.297,46 TL olarak ıslah etmişlerdir.
Mahkemce bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; asıl davada davacı tarafından feshedilen sözleşme sonrası intifa süresinin kullanılmayan dönemine rastlayan süreler yönünden sabit yatırım bedelinin talep edildiği, mahallinde yaptırılan 31.11.2018 keşifte bilirkişi tarafından yapılan tespitte davacıya ait herhangi bir sabit yatırıma rastlanılmadığının bildirildiği, asıl davanın reddi gerektiği, karşı dava yönünden karşı davacı şirketin bayilik teminatı olarak ödediği tutarın sözleşmenin feshi sonrasında iadesi gereken bedel açısından güncellenmiş değerinin 11.297,46 TL olduğu gerekçeleri ile asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 11.297,46 TL’nin karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı – karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı – karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin karar düzeltme istemi üzerine verdiği 08.06.2017 tarihli bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gereği yerine getirilmemiştir. Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamında mahkemece teminat olarak verilen şeyin aynen iadesine karar verileceği gözetilmeksizin, güncellenmiş değer üzerinden karşı davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına karşın usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin karşı davada talep olunan teminat olan paranın aynen iadesine karar verilmesi gerekirken yeniden güncellenmiş değer üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı – karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz bütün temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı – karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazının kabulüyle karşı davada verilen hükmün davacı – karşı davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 178,05 TL harcın temyiz edene iadesine, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.