Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3765 E. 2021/4166 K. 28.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3765
KARAR NO : 2021/4166
KARAR TARİHİ : 28.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2019 tarih ve 2019/211-2019/487 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 21.12.2012 tarihinde davalı …Ş.’nden bir araç satın aldığını, araç satın alındıktan bir kaç hafta sonra kullanım klavuzunda yazan sağ ön koltuk emniyet kemeri takılı değil sesli ve ışıklı ikazının çalışmadığının, aracın ayıplı olduğunun farkedilerek, hemen akabinde bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davalı şirket tarafından araçta bu donanım özelliğinin bulunmadığı yönünde cevap verildiğini, davalıların ayıba karşı sorumluluklarını yerine getirmediklerini ileri sürerek, aracın ücretsiz onarılmasını, mümkün değilse misli ile değiştirilmesini, bu da mümkün değil ise aracın iadesi ile ödenen bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Renault Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. vekili, davalı distribütör olduğundan bu davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, terditli dava açılamayacağını, araç kullanım kulavuzunda, belirtilen her özelliğin her araçta olmayabileceğinin yazılı olduğunu, davacının iddia ettiği eksikliğin aracın ilk kontrolünde anlaşılabilecek bir husus olduğunu, davacının TTK’nın 23. maddesinde öngörülen sürelere uymadığını, 8 ay gibi bir süre sonra zamanaşımı dolduktan sonra dava açıldığını, davacının iddia ettiği özelliğin sürücü için bulunduğunu, sağ tarafta oturan yolcu için bulunmadığını, bu durumun sürüş güvenliğini azaltmadığını, araçta herhangi bir gizli ayıp bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı tarafın TTK’nın 23/1-c’de öngörülen ihbar sürelerine uymadığını, davanın zamanaşımı dolduktan sonra açıldığını, terditli dava açılamayacağını, araçta ikaz sisteminin bulunmadığının ilk kontrolde anlaşılabilecek bir husus olduğunu, davacının aracı aldığı anda ya da 8 günlük ihbar süresi içinde bu yönde bir şikayette bulunmadığını, ayıplı bir maldan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu aracın kullanım klavuzu niteliğindeki broşürün 1. sayfasında; “Bu kılavuzda mevcut model tanımları redaksiyon sırasında yürürlükteki teknik özellikler üzerine kurulmuştur. Bu klavuz bu modeller için mevcut tüm ekipmanları kapsar ( seri ve opsiyonel). Bu ekipmanların araçta bulunmaları, modeline, seçilen opsiyonlara ve satıldığı ülkeye bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.” denildiği, mahkemece davalı Renault Mais Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş.’ne yazılan yazı cevabında, bu model araçlarda yolcu koltuğunda dava konusu sistemin mevcut olmadığının bildirildiği, üretimde mevcut olmayan ve kullanım klavuzunda da bu hususta açıklama yapılmış bir konuda ayıptan söz edilmeyeceği, ayrıca davaya konu araçta bulunduğu iddia edilen ayıbın, aracın alındığı anda görülebilecek ve tespit edilebilecek nitelikte olduğu, TTK’da öngörülen 2 ve 8 günlük sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28.04.2021tarihinde oybirliğiyle karar verildi.