YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3818
KARAR NO : 2021/2770
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.04.2019 tarih ve 2018/716- 2019/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının borcu olmadığını aksine davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkililerinden … adlı kişiye ciro edilen 19.12.2011 keşide tarihli 27.000.-TL bedelli çekin davacı tarafından davalı şirket adına verildiği iddia edilmiş ise de, dosya içerisindeki davalı şirkete ait imza sirküler örneği incelenmesinde davalı şirketi … ve …’nın müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili oldukları ve yine söz konusu çek için muhatap bankaca şirket adına değil, … adına ödeme yapıldığı ve davalı şirket kayıtlarında da söz konusu çekin kayıtlı olmadığı, şirketi tek başına temsile yetkili bulunmayan kişiye yapılan ciro ve ödemenin şirket adına yapıldığı kabul edilemeyeceği söz konusu ödemenin davacı şirket borcundan mahsup edilemeyeceğinden ve davalı ticari defterlerine göre de davacı şirketin borçlu olduğu, davacının davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.