YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3820
KARAR NO : 2021/2765
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.04.2019 tarih ve 2018/357-2019/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı hakkında bono nedeniyle icra takibi yapıldığını, takipte davacıdan haricen tahsilat yapıldığını, işbu takibe karşı Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açmış oldukları menfi tespit davasının kabul edildiğini, bu kararın temyiz aşamasından geçerek Yargıtay’ca onandığını, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca tahsilatın haksız olmakla beraber, haricen yapıldığından davaya istirdat davası olarak devam edilemediğini ve ayrı bir icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, davalının haksız yere borca kısmen itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dosyasına mahsuben haricen tahsil edilen 33.450,00 TL’nin masraf ve faiziyle birlikte takip dosyasına yatırıldığını, davalının borca ticari faiz uygulayarak fazladan 27.823,53 TL talepte bulunduğunu, borcun bonoya bağlı bir borç olmayıp, tahsil edilen bedelin iadesi olduğundan yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı tarafından davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2014/108 esas sayılı icra dosyasında yaptığı takibe davalı tarafından faize ilişkin yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu, takibin kaynağı olan uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklandığı, davacının davalıya ödeme yaparken avans faiz oranı üzerinden faiz ödediği, bu sebeple davacının davalıdan ödeme tarihinden itibaren avans faizi isteyebileceği, bu miktarın 20.820,31 TL olduğu, işlemiş faizin likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.820,31 TL alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.065,84 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.