Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3890 E. 2021/2157 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3890
KARAR NO : 2021/2157
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.10.2019 tarih ve 2019/50-2019/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Özgün Teks. … Ltd. Şti.’ye kredi kullandırdığını, bu krediye…’ün kefil olduğunu, bu kefaletten dolayı davalı banka tarafından… adına kayıtlı olan Ankara İli, Sincan İlçesi, Ahi Evran Mahallesi, ….ada, …. parsel sayılı taşınmazın A Blok 2 numaralı bağımsız bölümü üzerine ipotek tesis edildiğini, taşınmazın bulunduğu arsa maliki olan …’un dava açarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle yüklenici tarafından üçüncü kişilere satılan bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile adına tescilini talep ettiğini, bu dava ile tüm tapuların iptal edilerek ipotekli taşınmazın … adına tescil edildiğini, bu tescil ile dava konusu taşınmazın kaydına daha önceden konulan ipoteğin yeni kayda aktarıldığını, davacı da dava konusu taşınmazı … mirasçılarından satın aldığını ileri sürerek, taşınmaz üzerinde davalı banka lehine konulan ipoteklerin, ipotek nedeniyle konulan hacizlerin ve İİK 150/c maddesi uyarınca konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipotek hakkının tapuya şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebileceğini, ipoteğin terkininin ancak borç sona erince talep edilebileceğini, ayni hak sahibi olan davalıdan herhangi bir yazılı başvuru ile talepte dahi bulunmaksızın açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dosyanın görevsizlikle geldiği asliye ticaret mahkemesince, ipoteğin güncel değeri esas alınarak eksik harcın tamamlattırıldığı, Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/1003 Esas ve 1999/480 Karar sayılı kararı ile dava dışı taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedilmiş olması sebebiyle yükleniciye düşen ve davalı…’ün yükleniciden satın aldığı dava konusu taşınmazın tapusu iptal edilip arsa sahibi … adına tescil edildiği, kararın 29.09.1999 tarihinde kesinleştiği, ancak taşınmaz… adına kayıtlı iken, tapu kaydı iptal edilmeden ve arsa sahibi …’a iade edilmeden önce…’ün borcu nedeniyle 04.07.1997 tarihinde davalı lehine ipotek tesis edildiği ve borcun ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığı, tapu kaydına İİK’nın 150/c maddesinde düzenlenen şerhin işlendiği, tapunun iptal edilmesiyle …’a mülkiyet geçtikten sonra, dava konusu taşınmazın davacıya satıldığı ancak üzerindeki şerhlerin muhafaza edildiği, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek ve şerhin…’ün borcuna ilişkin olduğu,… adına yapılan tescil işlemi geçmişe etkili olarak feshedildiğinden, davacının taşınmazı satın aldığı …’a ait olan taşınmazın… tarafından ipotek edilmesinin de mümkün olmayacağı,…’e ait mülkiyet hakkı başından itibaren geçersiz olduğundan bu kişinin borcu nedeniyle tesis edilen ipoteğin ve İİK’nın 150/c şerhinin de geçersiz hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut ipotek ve İİK’nın 150/c maddesi uyarınca işlenen şerh ile bu ipotek nedeni ile konulmuş haciz şerhlerinin terkinine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava üst sınır ipoteğinin terkinine ilişkindir. İpotek üst limiti 4.000.000.000 (Eski) TL olup, YTL eşdeğer TL karşılığı 4.000.- TL’dir. Mahkemece bu miktar için harcın tamamlatılması ve dava değerinin bu miktar olduğu kabul edilerek hükümdeki tüm hesaplamaların bu miktar esas alınarak yapılması gerekirken, ipotek değerinin bilirkişi vasıtasıyla dava tarihi itibariyle güncel değeri saptanarak harcın bu miktar üzerinden alınması ve hükümdeki sair hesaplamaların bu miktar üzerinden yapılması hukuka aykırıdır. Ancak bu husus davalı vekili tarafından temyize getirilmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 16.465,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.