Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3985 E. 2021/4373 K. 24.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3985
KARAR NO : 2021/4373
KARAR TARİHİ : 24.05.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.01.2019 tarih ve 2018/705-2019/64 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Mut İcra Müdürlüğü’nün 2013/492 esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine 42.841,76 TL asıl alacak, 2.971,06 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.812,82 TL’lik icra takibi başlatıldığını, davacının davalıdan 8.500,00 TL kredi aldığını ve geçmiş taksitlerin ödendiğini, 2013 yılı taksiti olarak 2.841,76 TL borcu bulunduğunun belirtildiğini, bunun da vadesinin gelmediğini, bu sebeplerle 2.841,76 TL borç dışında toplam 45.812,82 TL borçlu olmadığının tespitine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kurumdan süt koyunculuğu kredisi aldığını, 2012 yılına kadar kredi taksitlerini ödediğini, 2012 yılı taksitini ise ödemediğini, sözleşmede ödenecek miktar ve son tarihin belirlendiğini, 30.04.2013 tarihinde ana para olarak 2.841,76 TL, 2.971,06 TL gecikme faizi toplam 5.812,82 TL olarak icra müdürlüğünün 2013/492 esas sayılı dosyası ile takip talebinde bulundukları halde takip talebinde belirtilen miktarın yanına 4 rakamı getirilmek suretiyle icra müdürlüğünün sehven yanlış doldurduğunu, borçlunun haricen haberdar etmesi ile icra müdürlüğünden resmi bir belge gelmeden yanlışlığı bildirir dilekçe yazdıklarını, müdürlüğün de 25.06.2013 tarihinde tensip tutanağı tuttuğunu, kendilerinin kötüniyetli olmadıklarını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin kalan borcu da ödediklerini beyan ederek buna ilişkin 05.09.2013 tarihli Ziraat Bankasına ait 2.850,00 TL bedelli dekontun dosyaya sunulduğu, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeni ile işin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 24.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.