YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4012
KARAR NO : 2021/4162
KARAR TARİHİ : 27.04.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/05/2018 tarih ve 2014/269-2018/195 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin davalı şirkete fatura karşılığında mal sattığını, satmış olduğu malın bedelinin bir kısmını tahsil ettiğini ancak bakiye alacağı kaldığını, tüm çabalarına rağmen bakiye alacağın ödenmediğini, Sincan 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2710 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, borçlu şirketin 27.10.2004 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, borcu sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin davacı tarafa olan borcunun defter kayıtlarına göre 3.759,56 TL olduğunu, başkaca borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin davacı şirkete 3.759,57 TL borcunun kaldığının tespit edildiği, davalının savunmasında da kalan borcunun 3.759,57 TL olduğunu ikrar ettiği, bu kapsamda davalının bilirkişi kurulunun ek raporunda belirttiği bedelde borcunun olduğunu zaten kabul etmiş olması, kabul ettiği bu bedelin üstündeki bedele itiraz etmesi ve davacı tarafından da bu 3.759,57 TL’nin dışındaki kısma ilişkin itirazının iptalinin istenildiği ve davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı tarafından davacı adına 6.643,61 TL iade faturası kesildiği belirtilmiş, mahkemece söz konusu iade faturası davacı alacağından mahsup edilmişse de iade faturasının davacının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olmaması nedeniyle davalının kesmiş olduğu iade faturasına konu malların davacıya teslim edildiğinin ispat yükü davalıya aittir. Mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın iade faturasındaki meblağını davacının alacağından mahsup edilmesi doğru olmadığı gibi davalı tarafından 19.751,00 TL havale, 3.600,00 TL nakit, 22.000,00 TL çek ile ödeme yapıldığı belirtilmiş olup davacı tarafından ek rapora itiraz dilekçesinde 19.751,00 TL ve 3.100,00 TL olarak yapılan ödemelerin davalı tarafından dava konusu yapılmayan ve mahsup edilen 22.000,00 TL’lik çeklerin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takip dosyasına mahsuben yapılan ödemeler olduğunun belirtilmesi karşısında, itirazın bu yönden değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.