YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4046
KARAR NO : 2021/3822
KARAR TARİHİ : 19.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/11/2019 tarih ve 2018/362-2019/769 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketten irsaliyeli faturalardan ve cari hesaptan doğan 23.943,77 TL alacağı olduğunu, davalının borcunu ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının asıl alacağa kısmen itiraz ettiğini, takibin durduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu, davacının faturalara konu malları imza karşılığı teslim ettiğini ileri sürerek, davalının asıl alacağın 10.941,83 TL’lik kısmı yönünden yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacıya bakiye borcunun olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İİK’nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davaları, takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğu, takibin dayanağı olarak 38 adet fatura gösterildiğinden, bu faturalara ilişkin borcun ödendiğininin davalı tarafın ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılamayacağı, takibe konu faturaların her iki tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, takibe konu faturaların 2010 yılına ait olduğu, davalı tarafın 2010 yılı içerisinde 40.155,15 TL ödeme yaptığı, önceki yıllardan devren gelen fatura bedelinin 28.124,45 TL, takip konusu fatura bedeli 24.309,09 TL olduğu, bu fatura miktarlarının toplamından 40.155,15 TL ödeme çıkartıldığında 12.278,39 TL bulunduğu, bu tutarın davalı tarafından icra takibine yapılan itirazda kabul edilen borç miktarı olduğu, davacı kayıtlarına göre oluşan ve davanın dayanağını teşkil eden 10.941,83 TL tutarındaki borç – alacak farkının kaynağının ise 2008 yılından devir olarak geldiği 2008 ve önceki yıllara ait olduğu, takip tarihindeki faturaların 2010 yılına ait olması, cari hesap tartışmasının bu davada yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.