Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4055 E. 2021/3844 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4055
KARAR NO : 2021/3844
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.09.2019 tarih ve 2019/71 E. – 2019/339 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı … arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereğince diğer davalıların kefaleti ile kredi kullandırıldığını, davalılar tarafından kullanılan krediye ilişkin borcun ödenmediğini, hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalılar tarafından haksız olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davaya konu kefalet ilişkisinin 818 sayılı BK’nun yürürlük döneminde kurulduğu, kefiller yönünden de davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Nazilli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/91 esas sayılı dosyasına davalılarça yapılan itirazın 62.000,00 TL asıl alacak, 45.712,68 TL işlemiş faiz, 2.285,63 TL BSMV yönünden iptali ile takibin bu tutarlar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı …’a 01.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK’nın 432. maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra, davalı tarafından 19.11.2019 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay tarafından da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı …’ın temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve …’ın tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava konusu alacağın likit olduğu göz önüne alınarak mahkemece hükmolunan miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunması gerekirken bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’ın tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 20.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.